Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kafidir...Anlıyorum ki, değilmiş...yollar görünmez kayalarla doluymuş...Onlara çarpmamak lazımmış...Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş... Ta kendini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
(Sınai hayvancılık) en basit tanımıyla hayvanların -çoğunlukla on binlercesi, hatta yüz binlercesi aynı çatı altında tutulur -genetik yapısıyla oynandığı, hareket alanlarının kısıtlandığı ve doğal olmayan yemlerle (çeşitli ilaçlar ihtiva eden yemlerle; örneğin, antimikrobiklerle) beslendiği, sanayileşmiş dar anlamda yüksek verime odaklı bir hayvancılık sistemidir.