Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kafidir...Anlıyorum ki, değilmiş...yollar görünmez kayalarla doluymuş...Onlara çarpmamak lazımmış...Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş... Ta kendini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
(Sınai hayvancılık) en basit tanımıyla hayvanların -çoğunlukla on binlercesi, hatta yüz binlercesi aynı çatı altında tutulur -genetik yapısıyla oynandığı, hareket alanlarının kısıtlandığı ve doğal olmayan yemlerle (çeşitli ilaçlar ihtiva eden yemlerle; örneğin, antimikrobiklerle) beslendiği, sanayileşmiş dar anlamda yüksek verime odaklı bir hayvancılık sistemidir.
Günümüzde okyanuslarda bulunan tonbalığı, köpekbalığı ve diğer yırtıcı balıkların sayısı elli ila yüz yıl öncekinin sadece onda biridir. Birçok biliminsanı, tüm balık türlerinin elli yıldan evvel yok olacağını öngörüyor. Buna rağmen balık tutmak, öldürmek ve daha fazla deniz hayvanı yemek için uğraşlar son sürat devam ediyor.