Atatürk, "Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir" demişmiş, yineleyip dururlar. Atatürk'ün ger-
çekleştirdiğiyle ben var oldum Türkiye'de; o olmasaydı, ben neredeydim? Gelir miydim, döner miydim yurda? Dönsem de ister istemez, yaşamazdım, solar gider, yok olurdum. En başta yazmasını okumasını bilmezdim, ben ben olmazdım.!
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İster Yeni Osmanlı, ister Son Türk densin, Osmanlı münevverinin bir dram yaşadığı buraya kadar sergilediğimiz örneklerden belli olmuştur. Nedir bu dramın özü? Hepimizin, aydın olsun olmasın her Türk insanının anlayacağı, anlayıp da duygulanacağı bir olguyla karşılaşıyoruz: Gurbet, sürgün, sıla, yurt özlemi... Hiçbir ulusun şiirine, türküsüne, yazın ve düşününe bizimkine sindiği kadar sinmiş midir bu kavramlar? Sanmam. Dün Yemen'den bugün Almanya'ya dek hep bu dert içinde kıvranır durur Türk insanı. Yüzyıllardan beri yazgımız bu öğeyi yaşantımızın başlıca sorunsalı olarak karşımıza dikmektedir. Osmanlı münevveri de bu dramın kahramanıdır, ya kaçaktır, ya sürgün, ya ikisi birden. Onu yaşamı, karakteri ve düşüncesiyle değerlendirirken bu gerçeği gözden ırak tutmamalı, aydın olarak eleştirip yargılarken hele hiç unutmamalı. Yoksa haksız, yüzeysel ve öznel suçlamalardan öteye gidemediğimiz gibi, kendimiz de aydın niteliğine erişemeyiz. Bu nedenle derim ki, Osmanlı münevverini gereğince ve hakkınca tanımayı bize o dönemin romanları sağlar. Çünkü roman, yazınsal değeri ne olursa olsun, hem o aydının elinden çıkmıştır hem aydının dramını sergiler.
Mustafa Kemal eylem adamıdır, olumsuzu enine boyuna irdeleyip eleştirmekle vakit kaybetmez. olumsuzu açığa vurduktan sonra hemen olumlu yere götürecek yolları gösterir.
dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak evvelâ bizim kendi benliğimizi ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren, fiiller bütün ef‘al ve harekâtımızla gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin şikârıdır.
dünyanın her türlü ilminden, keşfiyatından, terakkiyatından istifade edelim, lâkin unutmayalım ki, asıl temeli kendi içimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz.