Gözlerin gözlerimden ziyade bana yakın, elllerin ellerimi kadar sinirli, sarı tüylü ensen, sandalların içine hapsolmuş Müsterih bırakıp çıplak ayakların... Rengin sarı, kırmızı, esmer, siyah, ne olursa olsun, lisanını anlar, kokun duyar gibiyim
Sarhoştum. Hava elektirikler, şehir, beni sarhoş ediyordu. Insanlar beni bir mıknatıs hızıyla çekiyorlardı. Dünyayı ve şehri riyasız kucaklamak istiyordum