Üslûp, bir imza gibi tek ve kendine hastır. Bir bakışın tonu, bir suskunluğun derinliği, Bir kelimenin bıraktığı iz... bunlar seni, söylediklerinden daha çok anlatır.. Nazik bir kelime, en sert gerçeği bile yumuşatır. Hoyrat bir ifade, en güzel düşünceyi bile incitir. Çünkü kelimeler taşıyıcıdır, ama üslup, ruhun aynasıdır..... Ve unutma,insanlar kelimelerini değil hissettirdiklerini hatırlar..!
Üslûp. Küçük bir tepki.
Bu uygulamada sürekli erkekler ya da kadınlar üzerinden genelleme yapılması, erkolar diye paylaşımlar yapan insanları görmek açıkçası beni düşündürüyor. Kitap okuyan insanların daha kapsayıcı, daha incelikli bir dil kullanması gerekir. Çünkü okuma eylemi çoğu zaman empatiyi, farklı bakış açılarını anlamayı ve dili daha özenli kullanmayı gerektirir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Üslûp sözün kalbe değdiği yerdir Ne söylediğimiz kadar nasıl söylediğimiz de iz bırakır . Bir söz doğru üslupla şifa yanlış üslûp ile yara olabilir,,, ,,, Asıl mesele kalbe nasıl ulaştığıdır..
Alıntı
"Üslûp, kalbin yansımasıdır. Dikenli dil ile gönül okşanmaz.”
Metropol Kadını!
İçeriye giren, otuzlu yaşlarda tipik bir metropol kadınıydı. Kendini kimseye ait hissetmeyen ve kimseyi de sahiplenmek istemeyen bir kadın… Yalnızlığı bağımsızlık, kimsesizliği özgürlük zanneden ama aslında sevmeyi ve sevilmeyi bilmediği için içine düştüğü yalnızlığı güç gösterisi zanneden bir kadın tipi… Bunların ayakta kalabilmeleri mucize sayılır, çünkü aslını inkâr edip doğal fıtratlarından uzak bir yaşam biçimi seçerek girdikleri her ortamda modern olduklarını kanıtlamak için yorgun düşerler ve bu kimliksizliğin altında gönüllü olarak ezilirler. Bunların modernlikten ne anladıkları da meçhuldür. Çatal peçete medeniyetini modernlik zanneden tiplerdir bunlar. Daha trajik yanı da 'modern' kelimesinin manasını da bilmezler; ezbere giden, taklitçi, özünü reddeden, sıradan ve sürüden insanlardır. Modern kelimesi 'Bugüne ait' demektir ve literatüre girmesi de Hristiyanlığı benimseyen Romalıların, eski pagan kültüründen tamamen koptuklarını ve yeni bir kültür olduklarını belirtmek için kendilerine 'modern' demeye başlamalarıyla olmuştur. Modern olmak demek, başka bir kültürden ayrı olmak, o kültürü taklit etmekten kaçınmak, seni sen yapan öz değerlerini korumak ve o değerlere göre yaşamak demektir. Batı’ya özenip onları taklit ederek onlar gibi yaşamak, 'modernlik' zannediliyor. Batı’ya medeniyeti öğreten bizim atalarımızdı, fakat bunu unutturdular ne yazık ki. Bir insan, ahlakı güzel, sözleri rahatlatıcı, bakışı huzur verici, eli cömert, huyu yumuşak, dini ve milli değerlerine bağlı, ailesine, eşine, çocuğuna merhametli, kul hakkına dikkat eden, hiçbir canlıyı incitmeyen, hainlik yapmayan, topluma faydalı olan, kendini cahillikten kurtaran biri ise, işte o modern bir kişidir. Yoksa gavurdan örnek aldığı yemek masası düzeni, çağdaşlık adı altında vücudunu sergilemesi,
1000Kitap
Üslûp Ve Nezaket
Doğru Sözü Yanlış Üslupla Söylemek, En Güzel Parfümü Çöp Tenekesine Boşaltmaya Benzer. ​İnsanın Güzelliği Yüzünde, Sözün Güzelliği İse Sahibinin Adabında Gizlidir. ​Nezaketle Söylenen Bir Kelime, En Sert Kayayı Bile Yumuşatacak Güce Sahiptir...
Alıntı