İnsan, kendini bir metaya ve yaşamını, karlı yatırım için kullanılacak sermayeye dönüştürmüştür. Eğer bunda başarılı olursa, "başarılı"dır ve anlamlı bir hayata sahiptir; değilse, bir "fiyasko"dur. Onun "değer"i, insani nitelikler olan sevgisinden ve aklından ya da sanatsal yeteneklerinden değil, satılabilir oluşundan gelir. Dolayısıyla, onun değer duygusu, dışsal etmenlere -başarılı olmasına, başkalarının yargısına- bağımlıdır. Dolayısıyla, o, başkalarına bağımlıdır ve güvenliği, uyumlu olmasında, asla sürüden bir metre bile uzaklaşmamasında yatar.
"Biliyor musun, bizim genel olarak insan ırkı hakkındaki düşüncelerimiz çok garip bir şey. O kelimeyi söylerken hepimizin kafasında belirginlikten uzak, pırıltılı bir tablo oluşuyor. Ciddi, büyük, önemli bir şey. Ancak aslında bu konuda tek bildiğimiz, kendi hayatımız boyunca karşılaştığımız insanlar. Bir bak onlara. Gerçekten büyük bir yanlarını görebiliyor musun? Öyle birini tanıyor musun?