Dünyayı kuşattığı rivâyet edilen yeşil zümrütten yaratılmış efsanevî dağ.
Kafdağı, edebiyatta, özellikle masallarda, uzaklığı ve olağanüstü büyüklüğü simgelemek için kullanılan; arkasında acayip yaratıkların, devlerin bulunduğu düşünülen sembol dağdır.
Kur'ân-ı Kerim'in ellinci sûresi olan Kâf suresi dolayısıyla müfessirler yeryüzünde mevcud olmayan bu dağ hakkında birçok rivayetlerde bulunmuşlardır. Bu rivâyetler Fahruddin Râzî gibi müfessirlerce zayıf görülmektedir.
Marifetnâme'de, " sahih rivâyetlere göre", "tefsir ve hadis âlimleri ittifakla şöyle bildirmişlerdir" gibi umumî ifadelerle Kafdağı hakkında bilgi verilmekte fakat bilginin kaynağı zikredilmemektedir. Marifetnâme'de şöyle denilmektedir:
"Yedi kat göklerin hey'et ve eşkâli sahih rivâyetlere göre, yedi çadır gibi olup, yeryüzünü çevreleyen içiçe daireler feklindeki sekiz Kafdağı'ndan yedisi üzerine karar etmişlerdir. Sekizinci dağı birinci kat gök olan dünya semasının içinde yeryüzünü çevreler. Göklerin alt kısımları yedi Kafdağı'nda son bulur"
Bütün dağların damarlarının yeryüzünü çevreleyen Kafdağı'na bağlandığı, bu damarların zelzeleye bakan meleğin emrine verildiği, Allah Teâlâ bir yerin halkını günahtan alıkoymak istediğinde, meleğin o yerin damarını hareket ettirdiği, Marifetnâme'de verilen bilgiler arasındadır.
Cenabı Hakkın yarattığı yedi denizden en küçüğünün, dünyayı Kafdağı'nın ötesinden kuşattığını söyleyen İbrahim Hakkı'ya göre, Allah Teâlâ, yedinci kat göğün duvarı olan Kafdağı'nın ötesinde büyük bir yılan yaratmıştır. Bu yılan o büyük dağı başı kuyruğuna gelecek şekilde çevrelemiştir. Kıyamete kadar Hak Teâlâ'yı yüksek sesiyle tesbih eder.
İsmail Hakkı Bursevî, Kafdağı ile ilgili daha değişik bilgiler verir ve yeri geldikçe bazı izahlar yapar. Ona göre: "Bütün yeryüzü pınarları