Hattat Hafız Osman
Şeyh Hamdullah gibi, padişahlara da hüsn-i hat dersi veren Hafız Osman, gâyet mütevazı idi. Saraya derse giderken bile såde giyinir, kendisini kibir ve gurura sevk edecek her şeyden ictinåb ederdi. Bir gün Sultan 2. Mustafa, Hafız Osman'ın hokkasını tutarak kendisine iltifat ve alaka gösterdi. Sonra yazdığı harikulāde yazılara hayran hayran bakarak: "-Üstad! Böyle bir Hafız Osman bir daha zor yetişir! Belki de hiç yetişmez!" dedi. Bu iltifat üzerine Hafız Osman, âdeta küçük bir çocuk gibi mahcûb oldu ve şu mânidar cümleleri söyledi: "-Sultanım! Sizin gibi hocasına hokka tutan padişahlar geldikçe, daha çok Hafız Osmanlar yetişir!.."
Sayfa 430 - Erkam Yayınları, İstanbul / 2017·Kitabı okudu
8 Mart için (Uzun ama okumaya değer.)
“BEN ANA-YIM ANA….! ! ! ” ” SADECE KADINLAR(IMIZ) A...! “ Ben anneniz, kızınız, bacınız, sevgiliniz, halanız, teyzeniz, kör olası uzatmalı aşkınız… Ben, Ağaların, beglerin, feodallerin, törelerin, sistemlerin, aşiretçiliğin, kapitalizmin, emperyalizmin, taş kalplerin, vicdansız yüreklerin, hurefa dinlerin, mezheplerin, ideolojilerin, baronların, patronların, Piskopatların (kahpe) egolarına kurban edilen bir (KADIN) mağduru, recm edilen bir mezalimi, namus(suzluğunuz) adına bir bir öldürülen, ezdirilen, ırzına geçilen, aldatılan, şiddetinize maruz kalan, Satılan Mazlum Bir KIZ ÇOCUĞUYUM…! Ben, Kobane’de işid canilerine karşı, insanlığın özgürlüğü için can veren Kürt Kızı Arin Mirxan, Ben, Filipin'de Bacakları zincirlenmiş bir köle sex işçisi kadın, Ben Şehri Cizirede Bordum katlarında Bedeni "vaşice"yakılan Çiğdem Tankan'ım, ben, Filistin’de Gazze’de mülteci kampında saçları acı yıldız bir anne, Ben kutsal mekanım Şengal da, caniler tarafından esir edilip köle pazarlarında satılan 16 yaşında Ezidi bir kız çocuğu Edule’yim, Ben Şehri Silopi'de cenazesi günlerce sokaklardan alınamayan TEYBET anayım, Ben, hasret kaldığım anneme giderken, bir münüpüste kahpe-milliyetçi bir erkeğin egosuna beni yaktığı-paramparca-öldürdüğü Annesinin kuzusu Özgecan, Ben Kobane’de Tibet’e, Ukyarna’da, Kürdistan’da, Libya’da, Suriye’de, emperyalizmin mağduru, çocuklarını kaybeden ırkı, dili, dini, rengi olmayan bir anneyim… Ben Kahire’de Rabia’da 4 oğlunu zulmün kalbe 4 kurşun ile canlarını veren Sevgili-yim, ben Hindistan'da her 4 dakikada bir tecavüze uğrayan bir kast mağduru kız çocuğu, Ben, Somali’de sünnet edilirken ölen 4 yaşında bir Mariya, Ben, Mahmur kampında kendi öz yurdunda parya öz yurdunda bir garip Zin'im, Ben, Nijer'de doğamadan AİDS hastalığına yakalanan küçük bir bebek,
do
Ah İnsanlar
Reklam
Her münkir-i keyfiyyet-i erbâb-ı harâbât Öz aklı ile Hakk'ı diler kim bula heyhât Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der (Meyhane ehlindeki keyfiyeti, onların niteliğini inkâr eden herkes, öz aklıyla Tanrı'yı bulmak ister; heyhat! İmkân mı var buna? Ham soruyu gör ki halkı doğru yola sevk edeyim diyor. Daha dün mektebe vardı, bugün hoca olayım demede.) Usulî
Sayfa 178·Kitabı okudu