İlk ustam oldu benim halk
Belleğimde akıp giden ırmak...
Köylü diliyle türkü çağırdım
Onlarla gülüp ağlayarak.
İkinci ustamsa doğa
Şiirlerimde alın terim.
Bozkır türküsüyle doldu ciğerlerim.
Taşları düzleyen rüzgâr gibi
Doğayla yontuldu dizelerim.
Üçüncü ustamdı kadınlar.
Tekdüze yaşantıya.
Kaynar dururlar semaver gibi.
Onlar öğretti bana sevgiyi.
Gözleri çıra gibi yanar,
Ak badem olur tenleri,
Güvercin kanadına benzer elleri.
Eritip yüreğimde sevgiyi, acıyı, özlemi
Kurşun döker gibi döktüm tası.
Her biri bir başka biçim aldı.
Oyunlarda şeytanların aynası.
İşte doğrusu sözgelimi
Dokuyup yol üstüne attıklarım
Birer küçük köylü kilimi.
Cahit Külebi
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadisi kudsîde : "ALLAH : "Seni kendi nurumdan, diğer şeyleri de senin nurundan yarattım. buyurmuştur.
Tarihler 1996 yazını gösterirken Kuş adasına bir gazeteci gelir işini icra etmek ister hakkı ile görevini yapan insanlar mutlaka kendisini tebessümü ile belli eder siz onları alınlarındaki iz ile tanırsınız
Alnında secde izi bulunan insanlar ahlâkını peygamberimizden alırlar Allah hepimizi o şerefe eriştirsin erdeme ulaştırsın inşAllah amin gazeteci arabaya gaz doldurur fulle ustam sana zahmet der
Ve Kuş Adası söke arasında bulunan dilek adası milli parkına doğru yola çıkar burada avcıların vurduğu leşlerini yerde bıraktığı yaban domuzlarının fotoğrafını çeker kimisi domuz eti kimisi kul hakkı
peşindedir ve objektifler doğal güzellikleri çeke dursun gazeteci Allahın yarattığı en kıymetli nesne biri vakit diğeri akıldır fakat vaktini ziyan eden çok aklını kullanan nedense hiç yoktur Vakit zayi olursa geri gelmesi hiç mümkün değildir diyen gazeteci civar köylere yola çıkar objektifini insana çevirir fakat tarih 1996 yazı yer dilek milli parkıdır halk anız yakımına başlamıştır Akılsızlıkmı diyelim takdiri ilahimi uyarımı ilahi ikazmı küçük bir kıvılcım binlerce cana mâl olur o yıl 4 bin 500 hektarlık milli servetimiz kül olmuştur yanan küller arasında kirpiler kaplumbağalar nice canlar vardır onlarda evladımız değil mi yanan can bizim
Tut yüreğimden ustam
Derdim kendime BENİM..
İki arada bir derede kalmışım ya hani
Derdim kimseyle değil kendime BENİM..
Yaralıyım..
Anlatamadığım yerden bin parçayım
YORULDUM..
Beni BEN'den alandan..
Ne bileyim işte..
Ağladım da yaşmı olmadım..?
Ölüm vardı da BEN mi gitmedim..!