Öncelikle şunu dememiz gerekiyor. Kitabı okurken hikayeden , kurgudan anlam çıkarmaya çalışmak yanlış bir bakış açısı olur. Daha derinlere inmeden okuma yapmanın anlamsız bir sonuç vereceği görüşündeyim.
Kitap yüzeysel bir bakış açısıyla doğu - batı kavramları arasında benzer unsurlara değiniyor. Tabi farklılıklar da yer yer kendini belli ediyor. Görüldüğü üzere ayna kavramı kullanılması ve Vanedikli ile Hoca'nın aynının karşısına birlikte geçmesi, o benzerlik karşısında hayrate düşülmesi doğu-batı benzerliğine yapılan bir vurgu olmalı.
Romanda dikkatimi çeken diğer bir unsur ise Padişah'ın Venedikliye sürekli bunları Hoca'ya sen mi öğrettin demesi. Burada farklı ve okuyucun çıkarması gereken anlamalar olduğunu düşünüyorum :)
Şunu da belirtmek gerekli ki Orhan Pamuk yüzü ne kadar batıya dönükse aynı derecede içinde yaşadığı doğu toplumu da çok iyi analiz etmiş ve kendi toplumunu çok iyi bilen yazar.