Yüzen iki ağaç parçası okyanusta karşılaşırlar ve bir süre sonra ayrılırlar, annenle sen, kardeşinle sen, karınla sen, oglunla sen aynı durumdasınız. Karını, babanı, dostunu çağırıyorsun, ama yalnızca yolda bir karşılaşma bu. Hiçbir şey sürekli değil, senin bedenin bile. Hiçbir bağ zamana dayanmıyor.
“Bazen insanı en çok yaralayan şey(ki bu hem yetişkinler hem de cezalandırılan çocuklar için geçerlidir) fiziksel acı değil, haksızlığın, mantıksızlığın verdiği ruhsal ıstıraptır.”
“babam sık sık, disiplinli yaşamanın özgürlüğü azaltan değil, çoğaltan bir şey olduğunu söylerdi. disiplinin hayatı düzenleyen, serbest zamanı arttıran, başkalarına engel olmadan serbestçe yaşamanın yolunu açan bir şey olduğunu anlatırdı. kuşkusuz, doğruluk payı çok olan görüşlerdi bunlar.”