Geçmişe bugünden baktığımızda, bulunduğumuz yer bize son derece makul ve mantıklı görünür, sanki biz onu önceden planlamışız, ya da bu yer önceden belirlenmiş gibi.
İnsan insana ilişki kurmak yerine, giderek, amaçlarımız, mesleki etiketlerimiz ve profesyonel kişiliklerimiz aracılığıyla ilişki kuruyoruz birbirimizle.
Gerçi hep görüntülerle ilgileniriz, ama düşlerde önemli olan gördüklerimiz değildir. Önemli olan, Coleridge'nin dediği gibi, düşün bizde yarattığı izlenimdir. Gördüklerimiz önemsizdir, birer sonuçtur yalnızca.