Köylüler bilmelidirler ki, kentlerde dalgalanan bayrağımız, yalnız sanayi ve tarım işçilerinin değil, ama aynı zamanda milyonlar ve milyonlarca küçük çiftçinin en yakın ve hayati talepleri için girişilen mücadelenin bayrağıdır.
Halk ne kadar yoksulca yaşarsa, bu, toprak sahiplerinin o kadar işine geliyor, çünkü yoksulluk ne kadar artarsa, işe alma o kadar ucuz olacak, her türlü baskı daha yumuşak tepki doğuracaktır.
Orta köylü ve küçük köylünün bu kadar çalışkan,bu kadar özenli olmaları, bu kadar basit bir yaşam sürüp boş sözlerle vakit öldürmemeleri,sosyalizmi düşünmeyip yalnız çiftliklerini düşünmeleri ne kadar övülmeye değer! Burjuvaziye karşı grevler düzenleyen işçileri değil de zenginleri izlemeleri ve saygıdeğer zenginlerin arasına katılmak için çabalamaları ne kadar övünülecek bir şeydir! Eğer herkes bu kadar gayretli, bu kadar özenli olsa, bu kadar basit bir yaşam sürseydi, sarhoş olmasaydı, biraz daha para artırsaydı, çeşit çeşit kumaşlar satın almak için daha az para sarfetseydi ve daha az çocuk yapsaydı, herkes refah içinde yaşar ve ne yoksulluk, ne yokluk olurdu!
Burjuvazi,orta köylüye (ve hatta küçük köylüye) şöyle der: Sana ucuz fiyatla toprak ve saban satacağız ama sen de bize ruhunu satacaksın,zenginlerin tümüne karşı sürdürülen mücadeleden vazgeçeceksin.