salih

Bütün insanlar tuhaftır biraz. Ben bir insanım,dolayısıyla ben de biraz tuhafım.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

salih

, bir kitap okudu
8/10
·230 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 10:56
·
2025 42. kitabı
Perihan Mağden
5.3/10 · 147 okunma
Unutma beni' yazmış annem kızıma. Annem gitti. Gümüşler duruyor. Kül tablaları. Tablolar. Kitaplar. Oyuncaklar. Saksılar. Her türlü saçma şey duruyor, oysa annem gitti. Ölümün geri dönüşsüzlüğü, içimi dağlıyor.
Türkler, bir sürü şeyin önemini anlamıyorlar. Nokta. Günü kurtarmaya yönelik, ânı kurtarmaya, öyle çocuksu bir toplum. Belki de yüz yıllar, bin yıllar süren göçebeliğin neticesinde oluşmuş genetik bir deformasyondur: 'Benden ötesi tufan,' genidir. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın,' umursamazlığıdır. Her koyun kendi bacağından asılır,' kaygısızlığıdır. Aldırışsızlığıdır.
RUH KATARAKTI Böyle bir durum var. Benim 'ruh kataraktı adını taktığım bir durum. Ruhunun gözüne bir perde iniyor. Öylesine güçlü bir perde ki inen, ne yapsan, ne etsen (hoş zaten bir şey yaptığın da yok) gerçekleri göremiyorsun. Görmek istediğin de ruhunun gözünü kaplayan o kapkalın perde. Hiç aralık bırakmadığın. Hiç asılı olduğu yerden indirip yıkamaya filan, teşebbüs etmediğin. Bir ameliyatla yok etmeye kalkmadığın. O perde bir zaruret senin için. Koruyucu kollayıcı bir koza. İçine girip bir ileri, bir geri sallanarak kendini yatıştırdığın bir beşik. Ağzına habire sokup çıkararak lime lime ettiğin, arada bir yanağına dayayıp üstüne çektiğin bir battaniye. Bebeklerin olur ya, bir güvenlik battaniyesi. Kendilerini nerde olurlarsa olsunlar, avuçlarında battaniyelerinin sıktıkları uçları varsa, tamamlanmış hissettikleri. Kendi yerlerinde hissettikleri. Bir mühim güvenlik kalkanı. Tamamiyle onlara ait olan, onların parçası haline dönüşmüş olan, esasında saçma bir 'şey'. İlişkilerde, özellikle aşk meşk ilişkilerinde, ya da daha gerçekçi bir tanımlamayla, zamanında aşk meşk ruhuyla başlayıp daha sonra içinden çıkılmaz bir yün yumağına dönüşmüş ikili beraberliklerde, her daim ilgiyle, hayretle ve dahası dehşetle izlediğim bir nevi rahatsızlık bu, RUH KATARAKTI. Özellikle çiftlerden birinin ruhuna iniyor. Daha ihtiyaçlar içinde olana. Ne pahasına olursa olsun ilişkiden vazgeçmeye niyeti olmayana. Kendisi pahasına ilişkiye dişlerini, tırnaklarını geçirene. Öldür Allah, bizzat kendisini yiyip bitirmekte olan bu ilişkiyi tahliye etmeye asla niyeti olmayana. Bakıyor. Ama görmüyor. Görüyor da, perdeyi. Hakikatleri görmüyor. Artık sevilmediğini, diyelim. İnsan yerine konmadığını. Umursanmadığını. İdare edildiğini, katlanıldığını. Hakiki anlamda asla, istenmediğini.