10/10
·176 syf.··
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:46
Abullabut, basübadelmevt, dilnişin, enaniyet, harfendaz, hodfuruş, hudayinabit, kelamıkibar, lâyâkıl, malayani, musanna, mültefit, peryavşan,şetaret,tahammülfersa, üvendire... ve yüzlercesi kelime ile tanışmak istiyorsanız okuyun derim. Akraba olduğu kelimelerle beni şaşkına çeviren bir sürü kelime ile tanıştım. Severek akıcı bir şekilde okudum.
Edebiyat
Sözün Başladığı YerErhan İdiz · Profil Kitap · 2021594 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2024 00:00
Hatim ve mukabele sonrası boşluğu dolduran naif bir eser oldun bana. Her ne kadar arka kapakta ,” insan yorgunluktan ibarettir. Gelir, yorulur ve gider.” dense de bana canlılık kattı. Kışın rehaveti ile herşey bana siyah-beyaz görünmeye başlamışken kitabı okudukça baktığım yerler renklenmeye, canlanmaya başladı.(nisanın katkısı da var tabi ki) Benim gibi gezmeyi, görmeyi, incelemeyi seven bir insana yön veren bir eser oldu. Kısa kısa (bazen tekrarlar olsa da) anılardan- doğayla, dağla, kırla, mağarayla, çiçekle, kuşla, tren, pul, kalemle insanla ilgili- oluşan; hisse, kalbe dokunan bir kitap olmuş. Bana rahmetli Haluk Dursun’un İncir Çekirdeği kitabını anımsattı. O da müthiş bir eserdi benim için. Kimi erkekler ne kadar farklı demiştim şimdi de diyorum. Sanki çiçekle sadece kadınlar ilgilenirmiş gibi. Mustafa Kutlu’nun çiçek sevgisini okudukça şaşırdım. Kitapta kimi yerde ince serzenişler de(üvendire kelimesini mi kullansam bilemedim) bulunmakta, insanın çevre duyarlılığı için. ( Adapazarı ovası beton sığını oldu. Altından su kaynadığını bildiğim yerlere binalar dikildi 99 depremi hiç yaşanmamış gibi dedim ben de okudukça) Neyse “kanunlarla hiç birşeyi koruyamazsınız, insanın içinden olacak.” dediyse yazar bana da susmak düşüyor. Ağaçlara, dağlara, çiçeklere selam olsun, Görmesini, duymasını bilenlere de…
Geldik Sayılırİbrahim Tenekeci · Profil Kitap · 20201,210 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2022 60. kitabı
SÜRGÜN GELİN Mümtaz Tiftik (275 s.) Kapağındaki geleneksel görünümlü kadından anladım tarihime gideceğimi bu kitabı okurken. Kapak, özel ve güzel, bir tabloya bakar gibi baktırıyor kendine. Roman, ilk cümleyle veriyor anlatım özelliğini. İlk cümle bir sözcük: Yorgundular. Anlatım hiç yormuyor. Cümleler kısa. Yer yer Dede Korkut Hikâyeleri tadı var. Oda karanlık ışık ıldırık yoktu, yıldızı bol geceyi, köyden ıradıklarında, ılgıt ılgıt esen seher yeli, ezim ezim eziliyor... bu tadı veren örneklerden birkaçı. Köy yaşamı anlatılı Sürgün Gelin, beni, ta çocukluğuma taşıdı. İlk sayfalarda dönmeye başladı masal içimde. Ben de aş odasında, sütlü pirinç çorbası içerek katıldım roman yaşamına. Ocak, sergen, ortadaki sofrada toplanış, sedirde ve yer yatağında yatış, yorgun argın yemek hazırlamalar... Gülsüm Ana çevresinde, Mehmet'in ikinci eşi Nimet Gelin ve çocukları Melike, Nezihe, Ömer; hayvanlarıyla birlikte, doğayı yaşam edişleri aldı götürdü beni. Geleneksel köy yaşamı, tarlasıyla, bostanıyla, harmanıyla, çeşme başıyla, samanlığıyla, düğün dernekleriyle sarıyor okuyucuyu. Romanda yer, kişi araç gereç adları özenle zamana ve çevreye uygun verilmiş. Çamdüzü, Ardıçlık, Bahçealtı; Kulaksızların Melike, Akbıyıkların Hasan, Parmaksız Rıza, Kör Tafık'ın Fadik, Kolcuoğlu İrfan, Kırbaş Hamdi, Yarıcıların Rıza, Sırım Hakkı, Topal Salih; tutak, yüklük, sergen, yaygı, tıkır, tırpan, deste, herkir, dirgen, üvendire, düğen, yaba, yığın... Sanlar yaşamdan üretilerek verilmiş kişilere, ailelere. Kadın adlarına ana, kadın, gelin... eklenmiş. Sözcüklerin Türkçe oluşu, atasözlerinden, deyimlerden yararlanış yazarın özdil saygısını da öne çıkarıyor bir bakıma. Böylelikle dil ve anlatım şırıl şırıl akıtıyor olay örgülerini.
Sürgün GelinMümtaz Tiftik · Cinius Yayınları · 20222 okunma
8/10
·200 syf.··
2018 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2018 17:50
Kitap, adı itibariyle küçük küçük soyut denemelerden oluşuyormuş izlenimi veriyor. Ama yarısından fazlası uzun bir yolculuğa ait gezi yazılarından oluşuyor. Bu yolculuk Istanbul, Sakarya, İzmit, Bursa, Konya ve daha bir sürü yerin izlerini taşıyor. E bu kadar uzun bir yolculuk yer yer sıkılabiliyor tabiki. Kalan yarısı ise eskilerden, çook eskilerden bahsediyor. Pullardan, kitaplardan, tesbihlerden ve genel olarak şairin büyük ilgisi olan ağaçlardan. Okudukça gezip gördüğünüz yerlere karşı ne kadar da ilgisiz olduğunuzu hissediyorsunuz. Hele de bir yer varki, köy türkçesinden bahseden, orayı daha bi sevdim kitapta. Bahsettiği tüm kelimelerin ayrı ayrı karşılığını bulup yazdım üstlerine. Bknz: aksata, büvelek, gölbek, dirgen, şinik , peşkir, üvendire.. Keyifli, tavsiye edilir kesinlikle.
Geldik Sayılırİbrahim Tenekeci · Profil Kitap · 20201,210 okunma