Uzun zamandır beklettiğim #kasedibaşasardır kitabıyla birlikte geldim bu gün.
O kadar çok yorumunu gördüm ki kitabın, hepsi bir özlem havasında yazılmıştı. Büyüdükçe büyüdü içimde ama nedense hep "2019 a girerken okuyacağım" dedim. Dün geceyi bu güzel kitapla noktaladım. Çocukluğuma, şimdi asla bir arada bulamadığım akrabalarıma, yerinde yeller esen mahalle bakkalına, eskimeyen oyuncaklarıma, adını unuttuğum komşu teyzelere-amcalara, ıslak çamaşırlardan damlayan suların soba üzerinde çıkardığı o "cıss" sesine kadar göz atıp geri döndüm. Bazen bir şeyler içinizde ağır basar "hele az daha biriksin" dersiniz, sonra "tak" der ve bırakırsınız. Sanırım öyle bir zamandayım ve kabak bu caaanım kitabın başına patladı. Okudum, güldüm, ağladım, iç çektim, yine güldüm, son olarak iki damla göz yaşıyla kapattım kapağını. Ben üzerimdeki o bilinmeyen ağırlığı attığımdan rahatladım, o da kitaplıktaki yerine kavuştuğundan... Güzel de bir uyku çektim doğrusu. Size bir sır vereyim mi, orta 2 de ben de gidemediğim tatil dönüşlerinden birinde sanki gitmişim gibi kompozisyon yazmıştım edebiyat dersinde. O kadar güzel anlatmıştım ki bütün sınıf gitmek istemişti, neresi olduğunu sormuştu herkes. Gitmediğimi bilen bir kişi vardı. Edebiyat öğretmenim Abdullah Bey. Gözlüğünün üzerinden yanık teninde daha çok dikkat çeken gülen çakır gözleriyle baktı, "aferin örs iyi gözlemlemişsin" dedi. Öğrencilerine soyadlarıyla seslenirdi hep. Asla bozuntuya vermedi ve hiç konusunu açmadı. O zaman bu benim için çok önemliydi... Mihrap Altıntaş'ın dediği gibi, çocukluk işte...
Hayallerinden Asla Vazgeçme: Sen Harika Bir Çocuksun #okudumbitti
Bir çocuğun omzuna usulca dokunup “Ben buradayım, yapabilirsin” diyen bir kitap.
Yazardan okuduğum ikinci kitaptı ve yine aynı şeyi düşündüm: Kalemi çok yumuşak ama etkisi çok güçlü. Slogan gibi konuşmadan, parmak sallamadan, çocuğun dünyasına girip onun diliyle cesaret veriyor. Her hikâyede farklı bir hayal, farklı bir mücadele var; ama hepsinin sonunda çocuğa kalan şey şu oluyor: “Korksam da deneyeyim. Küçük de olsa bir adım atayım.”
Benim en sevdiğim tarafı, “başarı”yı sadece sonuç gibi göstermemesi. Bazen bir çocuk için en büyük zafer; fikrini söylemek, ilk kez arkadaşının yanına gidip “oynayalım mı?” demek, hata yapınca kendine kızmak yerine tekrar denemek… Kitap bunu o kadar doğal anlatıyor ki, okurken içten içe “Bu cümleleri her çocuk duysa keşke” diye geçirdim.
Dili akıcı, bölümler kısa ve temposu iyi; özellikle sınıfta okuma saati ya da uyku öncesi birkaç sayfa için çok uygun. Üstelik sadece çocuğa değil, ebeveyne de küçük bir hatırlatma yapıyor: Çocukların hayallerini büyüten şey bazen büyük konuşmalar değil; duyulmak, anlaşılmak ve güven görmek.
Eğer çocuğunuzun kendine güvenini besleyecek, “Ben değerliyim” hissini güçlendirecek, hayal kurmayı yeniden parlatacak bir kitap arıyorsanız, bu seri gerçekten güzel bir seçenek.
Peki sizin (ya da çocuğunuzun) en büyük hayali ne? Yorumlara yazın, birbirimize ilham olalım.
@teraskitap
#hayallerindenaslavazgeçme #senharikabirçocuksun #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri
Kamil İçöz’ün kaleme aldığı Uykunun Formülü kitabı, uykusuzluğu sadece biyolojik bir sorun olarak değil, zihinsel ve ruhsal bir dengelenme süreci olarak ele alır. Kur'ân ve Sünnet ışığında fıtrata dönerek deliksiz bir uyku ve huzurlu bir yaşam kalitesi yakalamanın manevi yollarını sunar.
Hani YouTube yorumlarda aşağıda gözünüze çarpar ya derler işte daha bilmem kaç aylık bir evladım var. Ayrı üzüldüm gibi. Ben de anneyim, henüz on aylık sesim yükselse irkilir. Allahım o kadar sonuna kadar umutla okudum ki. Satırlarım bile yaşlı. Saat 23.41 gözüme uyku girmiyor hele bir de gerçek resmini gördüyseniz vah ki vah o kahkahaların ona ne yakıştığını okumayacak yalnızca beyninizde tasavvur olarak kalamayacak bir beden bulacak. Ben de ayrı hassasiyet oluşturdu ben de öğretmenim. Bir tevafuk her kitap bir nasip. Ah küçüğüm ah miniğim. İçinizde tanımadığınız bir hissi uyandırıyor sonra Türkiye’de ölen bütün bebekler ve tacizleri. Bu bambaşka bir kitap. Hiç yaşanmış olmasını istemediğiniz
“Hayat bazen bir uyku sersemliğiyle karşılar bizi… Hep özlemini çektiğimiz bir ses gelip uyandırır sonra.” Ve günün birinde herkes yerini mutlaka bulur.
Uykunun Formülü
Kısa sürede okunabilecek, sade anlatımlı bir kitap. Uyku konusuna sadece fiziksel değil, zihinsel ve manevi açıdan da yaklaşması hoşuma gitti. Özellikle düzensiz uyku ve dinlenememe problemi yaşayanlar için farklı bir bakış açısı sunuyor.