Kan kussam şarap içtim derim Sence intikam almadan dururmuyum..
-Yarına Tahammülüm Yok
Bilemedim oysaki kalbin taştanmış, İstersen bana yorgun ve sahipsiz de. Bir gün kapıma dayanma gözyaşlarınla, Affetmem, affedemem seni; bittin benim için. Mutlu olursun inşallah bu deli hayatında, Kabusla, karabasanla ortak olduğun günlerde. Gücüm yok artık, sabrım azaldı sana, Kaderde varsa soluma bittiğin günü yazacağım. Eyvallahım yok ulan şu saatten sonra sana, Yarınım yok, dünüm ise hep berbat. Gözlerde uyku kalmadı, yüreğimde saygın bitik, Tahammülüm yok artık sana karşı… -turna 12.06.2026
Şiir
Reklam
Espresso iğrenç birisi ama malsf daha iyi uyku açan bir şey yok ://
Buğday tanesinin bütün vitaminleri, enzimleri, mikroelementleri oğul cukta, kabukta ve kabuk altında yer alır. Tanenin merkezinde ise sadece "derin uyku halindeki" nişasta vardır. Buğday ıslanınca, su, enzimleri eriterek, mikroelementleri ve vitaminleri canlandırır ve nişastaya akıtır. Enzimler nişastayı hafif şekere çevirerek, oğulcuğa gönderir. Oğulcuk harekete geçer, filiz çıkarır ve hayat başlar. Enzimlerin buğday kabuğunun içinde hapsedilmesinin ve nişastanın uyku halinde tutulmasının hikmeti enzimlerin nişasta ile karışmaması, buğdayın zamanından önce filizlenmemesi ve yüzyıllarca bozulmadan saklanabilmesi içindir. Dolayısıyla, buğdaydan un yaparken, kabukları (kepeği) eleyerek atmak ve sadece ağır ölü nişastayı un olarak kullanmak cahillikten başka bir şey değildir. Peygamberimiz (s.a.v.) buna asla izin vermezdi. Sehl İbni Sa'd (r.a.): "Resulullah'ın (s.a.v.) vefatına kadar, ne beyaz ekmek, ne de elek gördüm" demiştir. Aidin Salih Gerçek Tıp
Sağlık

İbrahimova

@Ibrahimova_
·
Vaktiyle buğdayların kabuğu, una dahil edilir ve ekmekler, böyle bir undan îmâl olunurken, kabuğu ayıklayıp hâriçte bırakarak beyaz, filitre ekmek îmâli Dünya'da yahudi icadıdır. Her yahudi icadı gibi, bunun altında da bir hinoğlu hinlik yattığından şüphe edilmemelidir.
Alıntı
Bazılarımız şöyle azgının tadında ölüm istiyordur kim bilir. Akşam yatıp güneşi görmemek gibi sessiz sedasız,derdi...
Uyumak İstiyorum
İki yıldız arası göğe asılı hamak... Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak. Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı; Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı. İlgisizlik, herşeyden kesilmiş ilgisizlik; Bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik. Usandım boş yere hep gitmeler, gelmelerden; Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden! Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık; Kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık. Bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri; Raflarda toza batmış Peygamberden bildiri. Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım; Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım! Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla! Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla... Necip Fazıl Kısakürek
Şiir
Reklam
Reklam