Adem Uysal

Adem Uysal
@uysal__adem
Eylül toparlandı gitti işte Ekim falan da gider bu gidişle Turgut Uyar
Reklam
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; Bunun verdiği mutluluk da az değil ki Cemal Süreya
Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri... Nasıl da almış aklımı, Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan, Dost, düşman söz eder kendi kavlince, Kınanmak, yiğit başına. Bu, ne ayıp, ne de yasak, Öylece bir gerçek, kendi halinde, Belki, yaşamama sebep... Ahmed Arif
Hiç, bir insanı unutmak, Bir insandan vazgeçmek, Bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda Kaldın mı hiç? Hani ölmüş gibi, Hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi, Her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip Ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi. Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek, Ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana, Ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi Sen hâlâ bu kadar sevgili iken? Özlemek, Bu kadar özlemek, Etini kemiğini yakarcasına özlemek… Çok kötü değil mi? Bu kadar özleyip onu görememek, Ona dokunamamak, Onu işitememek, Artık sonunun “Pi” hali değil mi? Biliyorsun değil mi? Ne kadar umutsuz bir arayıştır o, Kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak Belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, Belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek, Belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek, Belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak, Ne zordur değil mi? Ne kadar eritir insanı farketmeden. Sen de biliyorsun değil mi bunları? Bir sinema koltuğunda sen de iki kişi gibi oturdun mu hiç?
Yok Öyle Umutları Yitirip Karanlıkta Savrulmak. Unutma Aynı Gökyüzü Altında Bir Direniştir Yaşamak” Nazım Hikmet Ran