Puan vermedi·360 syf.··
2026 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:42
Serimizin finali tam yerindeydi bana göre bazı yerler hava da kaldı şimdi Enzo gerçekten aldattı mı yoksa aldatmadı mı bu benim için bir muallak şahsen. Serinin ilk bölümlerin de bol bol komşu dedikoduları minik sırlar gizlenmeler çocukların taşınma sonrası psikolojileri birinin uyum sağlarken diğerinin içine kapanması mili’nin evine sürekli aşık olmadı aşk yaşamasını okudum neyse ki yazar sonunda toparladı gizem ve merakla bitirmemizi sağladı. Bu son kitaba gerek varmıydı bilmiyorum ama yine de okumak keyifliydi.
Hizmetçi İzliyorFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2026 15. kitabı
Romanın merkezinde yer alan Timur ve Ahuzar karakterleri, yaşadıkları travmaların ve ağır sorumlulukların gölgesinde şekillenen iki güçlü kişiliktir. Bu karakterler aracılığıyla sevginin yalnızca mutluluk değil, aynı zamanda fedakârlık, sabır ve mücadele gerektiren bir duygu olduğu vurgulanır. Karakterlerin iç dünyalarına yapılan yolculuk, okuyucunun onlarla empati kurmasını kolaylaştırırken hikâyenin duygusal etkisini de artırmaktadır. Eserin dikkat çeken yönlerinden biri, atmosfer yaratmadaki başarısıdır. Karadeniz'in hırçın doğası ve gizemli havası, karakterlerin yaşadığı duygusal fırtınalarla uyum içinde ilerler. Böylece mekân yalnızca olayların geçtiği bir alan olmaktan çıkar; hikâyenin ruhunu besleyen önemli bir unsura dönüşür. Bununla birlikte romanda zaman zaman duygusal anlatımın yoğunlaşması ve olayların hızlı gelişmesi, bazı okuyucular tarafından eleştiri konusu yapılabilir. Ancak bu durum, eserin hedef kitlesi düşünüldüğünde hikâyenin sürükleyiciliğini koruyan bir özellik olarak da değerlendirilebilir. Sonuç olarak Bülbül Kapanı, aşk, sadakat, fedakârlık ve mücadele temalarını etkileyici bir şekilde işleyen; okuyucuyu hem duygusal hem de heyecan dolu bir yolculuğa çıkaran başarılı bir romandır.
Bülbül Kapanı ILoresima · Ephesus Yayınları · 20243,716 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aç Kaldık.
4/10
·240 syf.··
2026 9. kitabı
·
83 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:18
Genel hatlarıyla Adler, Aşağılık ve Üstünlük komplekslerini merkeze yerleştirerek çeşitli davranışları örnek vakalar üzerinden açıklamış. Bu da bu davranışların arkasında daha derinlerde cok daha farklı nedenleri göz ardı etmeye neden olmuş, bence. Elbette aşağılık kompleksi- üstünlük kompleksi her insanın hayatında olan gerçeklikler ancak tek perspektiften bakıldığında sığ bir bakış getiriyor. Ayrıca "bireysel psikoloji" ekolünün kurucusu Adler, insanı sadece kendi iç dünyasına hapsolmuş bir varlık olarak değil, bir "topluluk üyesi" olarak konumlandırmış; insanın ruhsal sağlığını, diğer insanlarla kurduğu bağın kalitesine bağlayarak bireyi bencillikten kurtarmaya teşvik etmiş ve sosyal uyumun altını çizmiştir; "Sevgi ve evlilik sorunlarının içinden ancak sosyal uyum sağlamış kişiler çıkabilir." Bazı konularda bütünsel bir perspektiften bakmış insanın davranışlarının aslında genel yaşam üslubuyla ilgili ipucu verdiğini belirtmiş. Örneğin; iş durumuyla ilgili bir şeylerden kaçan/ sorumluluk alamayan/ düzen kuramayan kişinin aslında evlilik için hazır/uygun olmadığını belirtmiş. Tek bir davranışa odaklanmak yerine bunun hayatın ne kadarına yayıldığını görmek açısından güzel bir bakış açısı. Ve fakat; Toplumun kendisi hastalıklıysa, bireyin o topluma "ilgi" göstermesi onu iyileştirir mi, yoksa onu o çürümüş sistemin bir parçası haline mi getirir? Adler’in eğitim anlayışındaki en zayıf halka ise, doğum sırasına (ilk çocuk, ortanca, en küçük) verdiği aşırı önemdir. Adler, eğitimi bu "kategoriye" göre şekillendirir. Günümüz eğitim psikolojisi, çocuğun mizacının, nörobiyolojik yapısının ve içinde bulunduğu sosyo-ekonomik ortamın doğum sırasından çok daha belirleyici olduğunu vurgular. Adler’in bu konudaki genellemeleri, öğretmenlerin veya ebeveynlerin çocuklara "etiketler"
Yaşama SanatıAlfred Adler · Say Yayınları · 20063,690 okunma
Bir bilim kurgu romanı
Puan vermedi·312 syf.··
2026 45. kitabı
​Yüksek Şatodaki Adam, sadece "Almanlar kazansaydı ne olurdu?" merakını gideren aksiyon dolu bir distopya değildir. Aksine, temposu ağır, atmosferi puslu ve zihni yoran bir felsefi metindir. Kadere, tarihin esnekliğine, insanın uyum sağlama (veya sağlayamama) becerisine dair yazılmış, bilimkurgu maskesi takmış bir edebiyat klasiğidir
Yüksek Şato'daki AdamPhilip K. Dick · İthaki Yayınları · 20251,244 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
Kitap Adı: Ev Yapımı Bir Paraşüt Yazar: Berrak Yurdakul Sayfa Sayısı: 210 Tür: Kişisel Gelişim Bu, okuduğum Berrak Yurdakul’un ilk kitabıydı. Yazar, kitabı güzel, eğlenceli ve akıcı bir dille kaleme almış. Sayfalar ilerledikçe hem düşündürüyor hem de farkındalık yaratıyor. Kitapta, belki daha önce hiç üzerine düşünmediğimiz ya da zaman ayıramadığımız birçok konu önümüze çıkıyor. Benzer kişisel gelişim kitaplarının içeriklerinden farklı olarak, roman tadında ama kişisel gelişim türünde yazılmış. Bu yönüyle okumayı daha keyifli hale getiriyor. Yazarın ana mesajı ise bence çok anlamlı: “Herkes kendi paraşütünü yapsa, başkasının onu kurtarmasını beklemesine gerek kalmazdı.” Bu kadar spoiler yeter, şimdi kitaptan birkaç alıntı bırakayım: -Çeşitli ıstıraplar insanların içlerine çok başlı canavarlar gibi gelip yerleşirler ve daima oradalar. -Eğer zihnin girdaplarından kurtulmak için gayret göstermezsen, kapana kısılıp kalırsın. -Zihni eğitmek, onun nasıl çalıştığını anlamak demektir. -Sıradan zihin olaylarla ilgilenir; uyanık ve eğitimli bir zihin ise kendisiyle ilgilenir. -Hayat sabırlıdır, sizin uyanmanızı ve ona katılmanızı bekler. -Dünyanın dört bir yanı, başkalarını izleyen insanlarla doludur. -Kendinize geçmişte yaptığınız hatalar yüzünden eziyet etmeyi bırakın. -Aslında sizin gerçek düşmanlarınız, içinizde büyütüp beslediğiniz öfke ve nefret duygularıdır. -Dünyaya ve insanlara gerçekten faydalı olmak istiyorsanız, uyanın. Son olarak, farklı yazarların kitaplarına arada bir şans vermenizi öneririm. Bu da benden bir not olsun: “İnsan kendi zihnini beslerse, zihni de ona uyum sağlar.” Aylin Özgür
1000Kitap
Ev Yapımı Bir ParaşütBerrak Yurdakul · Destek Yayınları · 20191,136 okunma
8/10
·183 syf.·
2026 34. kitabı
Zülfü Livaneli ‘den Son Ada Son Ada, okuyunca yabancılık çekmeyeceksiniz! Roman, her şeyden uzak, sakinlerinin kendi koydukları yazısız kurallarla, doğayla tam bir uyum içinde yaşadığı cennet gibi bir adada başlıyor. Benim için bu ada, sadece coğrafi bir mekan değil; insanın hırslarından arındığında ulaşabileceği o saf, barışçıl yaşamın bir sembolüydü. Ancak adaya "Başkan" olarak anılan eski bir diktatörün taşınmasıyla işler değişiyor. Livaneli’nin buradaki gözlem yeteneğine hayran kalmamak elde değil. Yazar, gücü elinden alınmış ama zihniyeti hala aynı kalan bir liderin, en huzurlu topluluğu bile adım adım nasıl manipüle edebileceğini o kadar gerçekçi işliyor ki, okurken içimdeki o huzur hissinin yerini yavaş yavaş bir tedirginliğe bıraktığını hissettim. Kitapta beni en çok sarsan şey, kötülüğün adaya bir anda ve silahlarla gelmemesi oldu. Her şey "düzen getirmek", "Daha modern, daha güvenli kılmak" gibi son derece masum ve rasyonel görünen kararlarla başlıyor. Başkan’ın adadaki martılarla başlattığı o anlamsız savaş, aslında doğaya ve dolayısıyla insanın kendi özüne açtığı bir savaştı. Livaneli bize şunu çok net gösteriyor: Doğanın dengesine müdahale ettiğiniz an, zincirleme bir felaketi de kendi ellerinizle başlatmış olursunuz. Hikayeyi isimsiz bir ada sakininin ağzından dinlemek, olayların içine çekilmemi daha da kolaylaştırdı. Kendimi sık sık adalıların yerine koyarken buldum. Bir topluluğun, sırf huzuru bozulmasın diye küçük tavizler vererek nasıl adım adım özgürlüğünden vazgeçtiğini izlemek hem hüzünlü hem de ürkütücü bir deneyimdi. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığının, günün sonunda o yılanın herkesi sokmasıyla bittiğini bir kez daha acı bir şekilde gördüm. Son Ada, sadece bir adanın yok oluş hikayesi değil; demokrasinin, özgürlüğün ve çevre
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,2bin okunma