Aşkta özgürce uçabilmesi için sedeften kanatlar taktım ona. Ama o, benim verdiğim kanatlarla benden gitti. Düşünüyorum da… Kanat takmak yerine gitmesin diye bir ağaç gibi kökleriyle bağlasa mıydım kendime? Ama ne fayda… Gitmeyecek olan kanadı olsa da kalır. Gidecek olana zincir vursan da kanatlanır.
O şimdi ne mi yapıyor? Benden sakladığı ellerini başkalarına uzatıyor. Benimse ellerim buz tutarken kalbim cayır cayır yanıyor. Peki sonunda ne mi oldu?… Ben onun için zaman kaybı, o benim için aşk ayıbı.
Hayat bana neleri öğretti biliyor musun? Sen onu insan yerine koyarken o seni aptal yerine koyuyorsa yapacağın tek şey onu hayatından def etmektir. Eğer bunu yapamamışsan o haklı demektir. Sizi sevmeyenleri ve size değer vermeyenleri geçmişte bırakın. Asla geriye dönüp bakmayın. İnanın gelecek günler daha aydınlıktır. Ve geçmişe takılı kalmak bir geleceği harcamaktır. Hayat ayakta kazıklanmak değil, yediğin kazıklara rağmen ayakta kalabilmektir. Gerçek mücadele ise seçtiklerinle aynı yolda yürümekten çok, seçmediklerinin yolunuza taş koymasına karşı durabilmektir.
Kimi insan aradığı kişinin yanlış kişi olduğunu onu bulur bulmaz anlar. Kimi insansa bulduğu kişinin doğru kişi olduğunu onu kaybettiğinde anlar. Bu yüzden bazı insanlar reddettiği için değil, tercih ettiği için yalnızdır. Hayat istediğimiz her şeyi vermez kolay kolay. Kalbinin kapısını beklediğin kişi için açık tutarsın ama içerisi beklemediklerinle dolar.
Bir insanı asıl üzen ellerinin bomboş kalması değil, başka bir eli tutabilecekken artık tutamamasıdır. Sonradan üzülmek istemiyorsanız aman dikkat edin. Zihniniz dağılmasın. Bugün yüzünüzü güldüren yarın yüreğinizi ağlatmasın. Aklında olsun… Eğer hayatına giren kişi sana geçmişini unutturuyorsa, o artık senin geleceğindir. Ve şunu da unutma! Hayatınıza çok
Yer çekimi zamanın daha yavaş akmasını sağlar. Hatta zamanın yer çekimi tarafından ne kadar yavaşlatıldığını ölçmek için basit bir formül bile vardır. Bu, zaman genişlemesi olarak bilinir ve yıllardır ölçülebilirdir:t'=t/√(1-v²/c²).
Bu yüzden yer çekimi evrenin her yerinde farklı olduğu için, zaman evrenin farklı yerlerinde farklı hızlarda akar. Büyük bir yıldızda zaman, boş uzayda olduğundan çok daha yavaş akar. Ama bilmediğimiz şey bunu nasıl ölçebileceğimizdir.
David Caine sayılarla arası iyi olan sürekli poker oynayan biridir. Gene bir gün D Bulvarı’ndaki Chernobyl Rus lokantasının kalabalık mahzeninde poker oynuyordu. Burası Vitaly Nikolaev’e ait bir mekan idi. David’in oyun arkadaşı 20 arttırıyorum var mısın diye sordu? Fakat David cevap veremedi arkadaşını duyuyordu ama konuşamıyordu midesi acayip bir şekilde bulanıyordu. İçinden lanet okudu tam da sırası diye. David ara sıra nöbetler geçiren biridir. Gene nöbet geçiriyordu. Ama o haliyle bile olasılık hesaplamaya çalışıyordu. David hep olasılık hesaplayarak oynar ve o yüzden işi baya uzun sürerdi. Genellikle de tüm olasılıkları hesapladığı için her zaman kazanırdı. David gene uzun bir süre düşünürek olasılık yaptı ve parayı daha fazla arttırdı. Çünkü elindeki kartlar çok sağlamdı ve o kartları yenecek kartların bir arada olma olasılığı bir kart için 442 de bir ve 2 kart için 19,448 de bir oranı tutturması gerekiyordu ki buda imkansız gibi bir şeydi. David buna güvenerek kartlarını açtı fakat rakibinin kartları imkansız dediğimiz oranları tutturmuştu. David çok büyük bir borca girdi ve buna inanamıyordu. Çünkü ilk kez yeniliyordu. David Caine neredeyse mide bulantısından ölmek üzereydi. Borcunu kapatmak için git gide idda parasını arttırmaya başladılar ve ta ki 15.750 dolara ulaşana kadar para artırıldı. En sonunda kartlar ortaya döküldü. Floş ve kare çıkma oranını hesaplamıştı. Bu oranlar floşta 3.438 elde 1 gelme şansı, kare de ise 595 elde 1 gelme şansına sahipti. Fakat kaybetmişti oyunu. Rus mafyası Vitaly’e tamı tamına 11.000 dolar borca girmişti. Bunu nasıl ödeyeceğini bilemezken bir anda yere düştü ve bayıldı.
Dr. Tversky'e Julia adında bir kız aşıktır. Dr. Tversky Julia'yı kandırarak onun üstünde deneyler yapıyordu. Bu kızda garip olan bir şeyler vardı. Sanki