Uzel

10/10
·283 syf.
Hesse'nin mektuplarından ve deneme yazılarından derlenmiş olan kitabı çok beğendim. Özellikle "Genç Bir Alman'a Mektup" bölümünü olduğu gibi alıntılamak isterdim. Kitabı herkese öneriyorum.
Bozkır Kurdu'nun Düş YolculuklarıHermann Hesse · Kültür Bakanlığı Yayınları · 200192 okunma
Reklam
10/10
·192 syf.
Kitaplarla küçüklükten beri haşır-neşir olmama rağmen, bu ünlü eserin varlığından hiç haberim olmamıştı. İki sene kadar önce küçük bir semt kırtasiyesine girdiğimde, kenarda metal bir sergi sepetine doldurulup 3-5 TL'den alıcı bekleyen orta öğretime yönelik okuma kitapları gözüme çarptı. Bir kitapsever olarak o tarafa kayan gözüm "Amak-ı Hayal Filibeli Ahmet Hilmi Efendi" başlığına takıldı ve kitap beni öylece kendine çekiverdi. Alıp sayfalarını karıştırmaya başladığımda çok şaşırdım. İçinde benim için anahtar sözcük sayılabilecek şu ifadeler geçiyordu: Hindistan, Vahdet-i vücut, Buda, hiç, Muhyiddin Arabi, hikmet, şüphe, bilgelik... Ve okuduğumda, o yaşıma kadar bu eserden habersiz kalışıma şaştım. İşte Amak-ı Hayal'le tanışma öykümüz böyle. Kitaptan kısaca söz edeyim. Kör inanca teslim olmayı başaramayan, her şeyi sorgulayan ve duyduklarına kuşku ile yaklaşan Raci, bir yanıt bulmak yani gerçeğe ulaşmak isteğinde olan bir genç. Dolayısıyla, ne düşünmeyi bırakıp kendine anlatıldığı şekli ile dine bağlanmayı, ne de metafiziksel araştırmaların bütünüyle safsata olduğuna kanaat getirip dinden kendini kurtarmayı başaramıyor. Raci daha ziyade neyi bildiğinin ve neyi bilmediğin farkında olan bir agnostik. Bilmediği şeylerin enginliği karşısında eziliyor ve arafta bir arif olmaktansa, dindarlık da olsa dinsizlik de olsa bir kutba meyletmeye, bir yanıtı kabullenmeye özlem duyuyor. Oturduğu mahallede hep dikkatini çekmiş olan eski mezarlığın kapısını açık gördüğü bir gün, içeri girmeye karar veriyor. Orada Aynalı Dede ile tanışıyor. Raci ile sohbet edip ikramda bulunduktan sonra ney üfleyerek onu kendinden geçiren Aynalı Dede, bilgeliği ile Raci'ye rehberlik ediyor. İlk gün Hindistan'da Buda ile yollara düşen, ikinci gün İran'da Zerdüşt'ün huzuruna çıkan Raci tam dokuz gün
Felsefe
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Pozitif Yayınları · 201122,3bin okunma
10/10
·64 syf.
Soner Tuna'nın Tesla'yı anlattığı grafik romanından sonra İskenderiyeli matematikçi filozof Hypatia'nın öyküsünü ele aldığı bu eserini de çok beğendim. Bir solukta okuduğum kitabı, gözyaşları içinde kapattım. Bir başka çok değerli insan ve başına gelen kahredici olaylar. İyinin, güzelin, doğrunun, kendi kafasıyla düşünebilen bir bireyin; kötü, çirkin ve yalancı sürü hayvanlarınca ezilip geçilmesi. Akla Yaşar Kemal'in şu cümleleri geliyor: "Kendine güvendiğin için yalancı değilsin. Yalan-dolan bilmediğin için yalan karşısında yenileceksin. Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. Sen yenileceksin. Yenilmenin tadına varacaksın. Doğru yenilmeli. Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki; yüz bin yıl su altında yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi." Söylenecek fazla bir şey yok, bu güzel insan ne zaman aklıma gelse kalbim yanacak, gözümden bir kaç damla düşecek.
Bilim
İskenderiyeli HypatiaSoner Tuna · Bilim ve Gelecek · 201445 okunma