uzra

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir hakikat yasasının tüm yaptırımları, deneyimin dokusunda yatar. Mutlak olsun ya da olmasın, bizim için somut gerçek her zaman çeşitli deneyimlerimizi en kârlı şekilde birleştiği düşünce biçimi olacaktır.
Sayfa 68
9/10
·68 syf.·
2022 21. kitabı
Altıncı Koğuş. Nadir olarak tespit ettiğim bir kaç minik hata dışında mükemmel bir çevirisi var kitabın. Yorumuma başlamadan önce Rusça aslından çeviren Yulva Muhurcişi’ye de teşekkür etmek istiyorum. Bir kaç çevirisi daha olduğunu öğrendiğim Yulva Muhurcişi, zaten slav dilleri üzerine araştırma yapan bir akademisyen, bu yüzden düzgün bir çeviri performansı ortaya çıkarması gayet normal. Anton Çehov bilindiği üzere kısa öykü ve tiyatro yazarı. Her kısa öyküsünde olduğu üzere yine kalemini konuşturmayı başarmış. Bu kısa hikayede de 19’uncu yüzyıl kıtlığında zar zor ayakta kalmayı başaran bir kasaba hastanesinin psikiyatri kliniğinde gelişen olaylar ve başhekim Andrey Yefimıç’ın hazin sonlu öyküsü kalem edilmiş. Doktor ve hasta ilişkisinin, hümanist düşünce tarzının gelişmediği bir yüzyılda ne denli çarpıtılabileceğinin gerçekçi anlatımı. Rus edebiyatına hayranlık duyuyorum. Bu hayranlığım sadece olgu ve kurgu bütünlüğünü becerebilmeleri ile birlikte; Türk edebiyatının sol kanadına yazma yeteneği sağlaması. Kim ne derse desin; 18 ve 19’uncu yüzyıl Rus yazarları olmasa idi; şu an Yaşar Kemal gibi nicelerinin ismi dahi bilinmezdi. Benim kanaatim bu yöndedir. Okunur mu? Ben okurken keyif aldım, sıkılmadım hiç. Kaju, Antep fıstığı ve Fındık dolu bir tabağı bitirdikten sonra içilen bir bardak kara su niyetine.... Lokur, Lokur okunur.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,3bin okunma
9/10
·292 syf.·
2022 4. kitabı
Dinin Kökenleri. Küçük eklemelerle süslenmiş ya da aralar ve yinelemelerle ritmik bir özellik verilmiş her etkinlik takıntılı bir eylem midir? Dinsel tören, ayin gibi faaliyetler de diğer nevrotik bozukluklar gibi değerlendirilebilir mi? Semavi dinlere has Peygamberlik müessesesinin yanında, bir çok politeist inanışın varlığını, ayrıca Tanrı kavramının varoluşunu, sadece toplumsal ve bireysel bir zorunlu ihtiyaç olarak nitelendirdiğimiz “Büyük İnsan” başatılığında nasıl açıklayabiliriz? ... Okudukça kendi fikirleriniz ile kıyaslama yapmanıza imkan tanıyabilecek kadar yalın ve temiz bir çeviri ile göze batan bu kitap, Kral Akhenaten’den alınan bayrağın ikinci atleti olarak kabul edilen Tek Tanrıcı Musa’nın kavmi dininin evrensel bir inanışa dönüşmesini psikanaliz yönlü değerlendiriyor. Belirtmekte fayda var ki; çağımız ruhbiliminin geldiği noktadan bakılarak, eksik ve hatalı çıkarımlar olduğu düşüncesine kapılmak, Freud’a yapılacak en büyük haksızlık olacaktır. Bu arada, Yahudi Toplumunun, kendilerini diğer kesimlerden ayrı yere koyma dürtüsüne yenik düşmenin temelleri üzerine tespitler içeren bu kitabın ismini –kendimce- “Musa’nın Tek Tanrısı Üzerine Psikanaliz Önermeler” olarak değiştirdim :))) Yukarıda da özetlediğim gibi din ve inanış ritüellerinin sadece psikanaliz tabanlı değerlendirilmesini içeren bu kitabı, yelpaze genişliği bağlamında yüksek beklenti ile edinmek, hayal kırıklığı yaratabilir. Okunur mu? Bütününü kendimce tahayyül ettiğim ve tamamlamaya çalıştığım yapbozun önemli bir parçasıydı; yerine cuk diye oturdu. Okumak süt sağmak gibidir. Çok süt almanın yanında, sağılan bilginin yağ miktarı da önemlidir. Bol yağlı bu kitap için okunmaz demek, haddini aşmak olur.
Dinin KökenleriSigmund Freud · Yason Yayıncılık · 0719 okunma