Feride Uzun

Feride Uzun
@uzunferide
Bir canlının kendi haricindeki âlemleri görebilmesi ve anlayabilmesi öyle hayret verici ve şaşırtıcı bir iş hem öyle müşerref kılıcı bir durumdur ki akıl bunu tam manasıyla anlayamaz ve insan bunun mahiyetini izah etmekte âcizdir.
Din
Reklam
Allah’ın (c.c) sübûtî sıfatlarından olan görmenin hâşâ zıddı Basîr Allah (c.c) hakkında asla düşünülemez. Şüphesiz ki bu sıfat ezelî ve ebedî olup, mahlûkatın sıfatları gibi sonradan meydana gelmiş değildir. İsimlendirmede bir benzerlik olsa da görme sıfatı hiçbir şekilde yaratılanların sıfatlarına benzemez. Zira Allah’ın (c.c) görmesi sonsuz, mutlak, ezelî ve ebedîdir, kemal ve yetkinlik ifade eder. Mahlûkatın görmesi ise sonradan yaratılmış, sonlu, kayıtlı, sınırlı, eksik ve noksandır.
Din
Varlığın “Var Eden”in varlığına delil olduğu gibi, elbette görmen gördürenin gördüğüne delildir.
Din
Gözler kendini göremezken onları ve gördüklerini gören hem o gözleri bir lütuf olarak veren, gördüren ve gösteren elbette Allah'tır.
Din
Gözler O'nu göremez; hâlbuki O, gözleri görür. O, en gizli şeyleri bilendir, her şeyden haberdar olandır.
Din
Reklam