Öncelikle sizi tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü eserinizin verdiği yol gösterici yapısıyla dine olan bakış açımı değiştirdi. Sadece iki kitabınızı okudum fakat bu bana bir şeylerin farkına varmama yardımcı olduğunu söyleyebilirim. Bana bu kitabı hediye ettiğinizde okuyanların hayatının değiştiğini söylemiştiniz. Aynı etkiyi bende de yarattı. Aslında böyle bir etki beklemiyordum bir kitap ne kadar hayatımı değiştirebilir ki diye düşündüm o an ama okuyunca anladım. Sizin kitabınızın bende yarattığı etki tabiri caizse şöyle; iki yol var biri sizin kitaplarınızı okumadan önceki karanlıkta olan yol, diğer yol ise kitaplarınızla tanışıp okuduktan sonraki yol gösteren ve ışık tutan. İki kitapla bir şeyleri idrak edebildiysem diğer kitaplarınızı da okuyarak daha çok şey öğreneceğimi biliyorum bu yüzden sizin eserlerinizi okumaya devam edeceğim.
Kitabu't-TefekkürŞair’ül İslam Yunus Kokan · Tilki Kitap · 20181,350 okunma
Dünya bir misafirhânedir. İnsan ise onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayat-ı ebediyeye lâzım olan levazımatı tedârik etmekle mükelleftir.
Bir hasta kendisine reçete yazan doktora ne ihtiyacın var ki bana beş tane ilaç yazmışsın diyemeyeceği gibi gaflet illetine müptela insan da: (hâşâ) “Allah’ın benim ibadetlerime ne ihtiyacı var ki?” diyemez. Zira hasta olan, her şeye ve ilaç-ı hidayet kullanmaya muhtaç olan da kendisidir. Şâfi-i Hakîm-i Samed ancak Âlemlerin Rabbi Allah’tır.
Ey gafil insan! Yakînen bil ki tüm kâinat Allah’ın mülküdür ve kâinattaki ve mahlûkattaki bütün tasarruf O’nun ilmi ile, O’nun iradesi ile ve O’nun kudreti iledir, her şey O Kayyum-u Baki ile kaimdir, yalnızca O’nun ile vardır, O’nun dilemesi ile devam eder. O hâlde O Kayyum-u Baki’ye iman ve tevhid ile teslim ve tevekkül ile ubudiyet ve dua ile istinad et ve iltica et ki saadet-i dareyne mazhar olasın!
Ey insanlar! İşte gemileri görüyorsunuz denizin dağlar gibi dalgalarını yarıp, içindeki insanları, ağır ağır yükleri ve eşyaları taşıyor. Hâl böyleyken denizde batmadan ilerliyor. Zira onlar; Kayyum- Ezeli’nin, Kadîr-i Bâkî’nin, Vâhid-i Ehad’in mülkünde, O’nun koyduğu kanunla ve O’nun külli iradesiyle ve izniyle yürürler. Bu Âlemlerin Rabbi Allah’ın size büyük lütfudur ki gemilere binip, uzak diyarlara selametle gidip çeşitli ticaretler yapıyorsunuz. Hem o denizlerden taze etler yiyorsunuz, ziynet eşyaları çıkarıyorsunuz. Gemiyi ve denizi sizin hizmetinize, sizin emrinize veren Allah her türlü noksanlıktan münezzehtir ve çok yücedir.