"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde bir mecnun değilsin." (Kalem, 68/1-2)
"Arkadaşınız asla mecnun değildir." (Tekvîr, 81/22)
"O halde, sen hatırlatıp öğüt vermeye devam et. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne bir kâhinsin ne de bir mecnun." (Tûr, 52/29)
Bu ayetler, nüzul (iniş) sebebi ve zahiri (görünen) anlamı bakımından doğrudan Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında indirilmiştir. Ancak İslam düşüncesinde, tasavvufta ve özellikle ahir zaman hadislerini yorumlayan tefsir ekollerinde (örneğin Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur külliyatında veya benzeri tecdid/mehdi analizlerinde), peygamberlerin başından geçen olayların ve onlara hitap eden ayetlerin ahir zamandaki varisleri (Müceddidler ve Mehdi) için de birer "işaret" ve "sünnetullah" (ilahi kanun) olduğu kabul edilir.
1. "Mecnun" (Deli/Divane) İftirası Ahir Zamanda da Tekrar Edecektir
Ayetlerin İşareti: Peygamberlerin karşılaştığı en büyük psikolojik saldırılardan biri "akıl sağlığı yerinde değil" iftirasıdır.
Mehdi İçin Yorumu: Mehdi, yerleşik ve bozulmuş olan düzene, materyalist felsefeye ve manevi çöküşe karşı tek başına veya az bir toplulukla büyük bir fikri mücadele başlatacaktır. Toplumun genel akıntısına karşı duracağı, radikal ve ezber bozan doğruları haykıracağı için, dönemin egemen güçleri veya mevcut düzenin savunucuları onu da tıpkı peygamberler gibi "akli dengesi bozuk, hayalperest, mecnun veya marjinal" olarak nitelendirebilirler. Ayet, Mehdi’nin de bu küresel/toplumsal baskılara ve "delilik" ithamlarına maruz kalacağına, ancak davasında son derece rasyonel ve haklı olduğuna işaret eder.
2. "Rabbinin Nimeti Sayesinde..." (İlahi Koruma ve Hidayet)
Ayetlerin İşareti: Hz. Peygamber’in aklı, feraseti ve tebliği kendi dehasından değil,
Kurumuş bir çalı gibi rüzgarda
Tozup gider sensizliğe an be an
Gizli gizli kirpiklerin ardından
Yaşlarını içe döker gözlerim
youtube.com/watch?v=53oM-az...
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR
Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e
SELİM GÜRBÜZER
Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir.
Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim:
“Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun.
Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim.
Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
"Kal" bile diyemiyorum, anla sen artık
Elim bir yarayı taşıyorum
Biz o kişiler değildik
Zamanla öğrendim, buna da alışıyorum
music.youtube.com/watch?v=uJ42qsN...