Rüya (24.03.2026) (Deniz kenarında kırmızı bir taburenin üstünde beyaz gömlek,siyah kazak ve siyah pantolonlu hafif kilolu bir çocuk oturuyordu. Eli kolu ve ayakları bağlıydı. Bir tarafında sarışın bir kadın kıpkırmızı gözleriyle nefret edercesine bakıyordu. 14 Sene önce çocuğu orta yerinden kıran EY idi bu. Sadece gözleri farklıydı EY’nin gözleri yeşildi - Yeşil Lens Takardı- Diğer tarafında ise küçük bir çocuk vardı. Aşırı temiz iyi niyetli ve masumdu Gömlekliyi biri iyiliğe diğeri kötülüğe çekmeye çalışıyordu. (Kadın Gömleklinin Armasının Tutuştuğunu Gördü. Kalbi Görünüyordu Ardından Gömlekli Çakıl Taşı Kusmaya Başladı Kahkaha Atarak Keyiflendi) Kadın: Vaaaaay Anasını Avradını Vaaaay - Atlamak için Yüksek Yüksek Tepelere (Türkü söyleyerek dalga geçiyordu) Ev Kurmak İstesen Daha İyiydi Senin Kanın Karışmış. Söylemiştim Senden Ne İşçi Olur Ne De İyi Biri Senden Ancak Ahmak Asla Sevilmeyecek Küçük Bir Çocuk Çıkar Cesarete Bak Sen - Bence Direk Türkiyeye Elveda De Sen Bu saatten sonra sanatta kurtaramaz seni (Zevkle Kahkaha Atıyordu) Vücudun İflas Ediyor (Gözlerini İyice Açtı Ve Fark Etti) Vücudun İflas Etmiş - Gözlerine Baktım da İnsan Gördüm. Bu Bir İşçi İçin Ölüm Demek Şimdi Ne Yapacaksın Bakalım Nöbetçi ? Bilgeye Veda Grilere Elveda He Kötülüğe Ram Olacaksın Biliyorsun Dimi İşte Sana Çıkışsız Karanlık. Yanında ki küçük çocuk hiç de bile lütfen ayağa kalk nöbetçi diye çığlık atıyordu ancak nöbetçi bitmişti. Varlığı Sona Eriyordu Kadın: Kes Bırak Acısı Artsın İyice Son Nefesinde Karanlık Rüştünü İlan Edecektir. (Ardından deniz çıldırdı ve dalgalar hepimizi alıp götürdü, EY daha da güçleniyor,aynı zamanda keyifleniyordu)
Edebiyat
Vaaaay bee
Aldanış Haritalara bakıyorum Hiçbirinde evin yok Ansiklopedilere bakıyorum Hiçbirinde resmin yok Sözcüklere bakıyorum Hiçbirinde adın yok Bakıyorum kendime Seni görüyorum Benden başka yerin yok Aziz Nesin
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Evet Bulent dusundun mu? Dusundum. dusundum. Zaten bir kac haftadir aklindaydi. Yazmaya baslamak degil mi. Aynen. Sanki yazmaya baslasam kafadan iki yuz sayfa cikartirim gibi hissediyorum. Bence de. Kitabin ismi bana komik geldi. Yani. Oyle olmasi dogal. Basta hatirliyorsun. Aklinda baska bir isim vardi. Evet. Evet. Biliyorum. Ama sanki aklima daha parlak bir fikir geldi. Yani kitabin gidisati acisindan. Yoksa kendimle sohbet ismi, kendime dusuncelerin cakmasi gibi gorunuyor. Ahahahahah. Ben aslinda kitabin icerigini daha onemli buluyorum. Tabi ki. Ama biliyoruz ki vurucu bir basligin pazarlamada etkisi buyuktur. Vaaaay. Bunlari senden mi duyuyorum.Amacin satis yapmak mi. )))) Ulan ne adamsin. Tabi ki degil. Hayirdir toplumu mu degistiriceksin? ahslajskaksl. Neyse . Sus. Devam etmeyelim. Konulara girmeyelim. Yoksa yanlislikla kitap yazacagiz.
hasan hüseyin korkmazgil (bir yılbaşı gecesi)
"bitti bir yıl bir koca yıl birdenbire bitirdik heeeey bitirdik vaaaay bitirdik oooooy söndürdük ışıkları yaktılar ışıkları çıktılar bir eski yıldan girdiler bir yeni yıla girdiler heeeey girdiler vaaaay girdiler oooooy biz ne yaktık ışıkları ne de söndürdük ışığımız yoktu ki çekersin ipi çekersin ipi çekersin ipi alnının damarları oklava gibi kopunca ip başlar yine sırtüstü neresinden girecektik nasıl girecektik bilmiyorduk ki çektik kafaları bigüzel en berbat şaraplarıyla bu en güzel üzümler ülkesinin girdik arka kapısından yılbaşı sarayına çektik bıçakları saldırdık çıplak kızlar biryana
Geçmişten gelen bir merhaba... ve zihinde zaman yolculuğu... vaaaay be, her şey ne kadar da yanlış gitmiş.