Mammadov

Konuyu çok dağıttım
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2022 22:43
Bu Michel de Montaigne'in okuduğum ilk kitabı olmasının yanı sıra deneme türünde de okuduğum ilk kitap ayrıca makale ve konular istisna olmakla felsefe literatüründe de okuduğum ikinci kitap. Kitapta yazarın hayata dair düşüncelerini kültürel bir dille paylaştığını görüyoruz. Filozofun diğer bazı filozofların aksine kimseye nelerise kanıtlamaya çabalamadığı dikkatimden kaçmadı. Montaigne 194. sayfada "Ruhumu, baktığım tarafına göre kimi şöyle, kimi böyle bir halde görüyorum. Kendimi bir şöyle bir böyle anlatışım, içime bir şöyle bir böyle bakışımdan geliyor." - diye bir not düşmesinden de anlıyoruz ki Montaigne hayatı kendisi için yaşıyor, gerçeği kendisi için arıyor ve öğreniyor. Ne kaliteli bir insan! Örneğin ben, büyüklerden daha çok benden daha genç insanların bana tavsiye vermesinden daha çok keyif alıyorum ve tavsiyelerini kesinlikle dikkate alıyorum. Çünkü benden daha genç insanların daha yenilikçi olduğunu düşünüyorum ve bu yüzden her zaman yeniliklere açık olmaya çalışır ve bu yeniliklere ayak uydurmak için zorlarım kendimi. Bence insan ne kadar yenilikçi olsa da büyüdükce geçmişden kalan dogmaların, tabuların, döküntüleri ve kırıntıları, virüs gibi beyne dolanır ve hastalanır ama hastalandığını fark etmez, bu bir tür yaşadığımız dünyanın sanal gerçeklik olub-olmamasını anlamak için gösterdiğimiz çabaya benzer ya da yazdığımız yazılımda bug bulmaya benzer. Bende hastalanıp hastalanmadığımı anlamak için benden yaşça büyüklerden değil, yaşça küçük insanların tavsiye vermesini daha çok ister ve bundan büyük keyif alırım ve bu yüzden yeniliklere ayak uydurmak için kendimi zorlarım çünkü yenilik bir seçenek değil, bir ihtiyaç, bir gerekliliktir. Fakat ben kesinlikle çok gerekli olmadıkça başkasına tavsiye vermekten kaçınır, hatta mümkünse hiç tavsiye vermem.
Felsefe
DenemelerMontaigne · Altınpost Yayınları · 201765,6bin okunma
Reklam
Hoşçakal Dobby, hoşçakal sevgili Hagrid
8/10
·346 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
148 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2021 23:01
Kitap J. K. Rowling'in okuduğum ikinci muhteşem romanı ve Harry Potter serisinin ikinci kitabıdır. Kitabı Azerbaycan türkçesinde okudum ve ilk seride belirttiğim gibi bu seride de yazım hataları vardı ama ilk seri ile kıyasla bu ikinci seride yazım hatası çok azdı. Romanda "Dua et Colin ve Ginny tanışmasınlar, yoksa Harry Potter için hayran kulübü oluştururlar" gibi bir çok kez güldüğümü hatırladığım komik diyaloglar çok vardı ama çok az olsa da "Harri, sənsə göstər onlara, qoy bilsinlər ki, yaxşı oyunçuya dövlətli ata yox, istedad lazımdır" gibi etkilendiğim bilge sözlerde vardı. Romanda gereksiz uzatmalar bence yoktu bu yüzden hiç sıkılmadım. Kitabı 148 günde bitirdim çünkü arada paralel olarak okuyup bitirdiğim bir kaç kitap oldu. Roman türüne göre fantastik türde sınıflandırılıyor ama bence romanı bilim kurgu olarak da sınıflandıra biliriz. Çünkü romanın ana konularından biri büyücülük ve sihir. Çok eski tarihimizde simyacılar vardı. Bu çılgın simyacıların araştırmaları bilimden çok uzak olsa da bugünkü modern bilim onların sayesinde bu günlere geldi. Çok eskiden bu simyacılar uzun bir süre bakırı altına dönüştürmeye çalıştılar ama bugünkü modern bilim o simyacılar sayesinde bakırı öyle şeylere dönüştürdü ki altın bakıra bakıp imrenir hale geldi. İnsanlık simya ile buluştuğunda bir sürü element ve maden ile buluştu ve simyacıların bugünkü mesleği kimyacılık oldu. Bence simyacılar deneme yanılma yöntemiyle günümüz modern bilimin oluşmasına sebep oldular. Romanımız çocuk edebiyatı olduğu için ve romanımızın ana konularından biri büyücülük ve sihir olduğu için bence romandakı bazı olaylar bizi "neden" diye sormamıza zorluyor. Bu "neden" o "neden"dir ki tarihde ilk defa "neden" diye soruyu sormuş ve bu sorunun arkasıyca gitmiş ilk kişi Aristoteles olmuştur. Ben bu
Roman
Harri Potter və Sirlər OtağıJ. K. Rowling · Qanun Nəşriyyatı · 201949bin okunma
7/10
·697 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
147 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2021 21:35
Spoiler Kitap E.L. James'in okuduğum üçüncü kitabı ve serinin son kitabı. Eskiden olsa Bay Christian, Bayan Anastasia'nı cinsel oyunlarda zorlardı, şimdiyse Anastasia, Christian'ın sınırlarını zorluyor. Daha sık yaramazlık yapmalıyız diyor Bayan Grey, yeni bir oyuna hazır mısın diyor Bay Grey, evet "efendim" diyor Bayan Grey. Üçlemenin bu üçüncü kitabında o utangaç kız gitmiş yerine güçlü ve özgür bir kadın gelmiş :) Kitapda dikkatimi çeken güzel detaylar var mesela adam kadının zevk almasına çok önem veriyor ve kadının istemediği hiçbir şeyi yapmıyor. Seks iki kişinin zevk almasıdır eğer bir kişi alıyorsa işte bu sapıklıktır. Tecavüz yok, zorlama yok, istek dışı hiçbir şey yok. İki taraf da mutlu. Bende "Otostopçunun Galaksi Rehberi" serisine başlayacağım için mutluyum size de iyi okumalar :)
Özgürlüğün Elli TonuE. L. James · Pegasus Yayıncılık · 20155,9bin okunma
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2021 19:51
Yüzlerle sayfalık kitaplar okudum bana katkısı 1 sayfa ölçümünde, onlarla sayfalık kitaplar okudum onun bana katkısı yüzlerle sayfa ölçümünde. Bu 64 sayfalık kitap da bahsettiğim o kitaplardan biri. Platon'un okuduğum ilk eseri Sokrates'in Savunması. Öğrencisi Platon tarafından kaleme alınan bir eser. Sokrates M.Ö. 400'lü yıllarda yaşamıştır. O dönemde Yunan şehrinin Tanrılarına inanmamak, yerine başka başka Tanrılar koymak ve bu şekilde gençliğe kötü örnek olmakla suçlanmıştır. Ölüme mahkum edilen Sokrates, ölmeden evvel açılan davada kendi savunmasını yapmış ve Platon o öldükten sonra bu eseri yayınlamış. Sokrates, ahlak felsefesinin temelini atmış bir filozoftur döneminde. Ve bu eserde bu anlamda ciddi bir kaynak niteliğindedir. İnsanın öncelikle kendini bilmesi kendini tanıması sonrasında da diğerlerini eleştirme hakkına sahip olmasını savunan Sokrates, çok fazla desteklediğim bu görüşü Tanrı ve kahinlere yönelttiği eleştiri oklarıyla temellendirmiştir. Batı düşünce hayatının mihenk taşlarından biri kabul edilen Sokrates, ömrü boyunca hiç kitap yazmamış, hayattayken de diyaloglarının, tartışmalarının, derslerinin hiçbirinin yazılmasına izin vermemiş. Bu nedenle Sokrates'in günümüze kadar gelmiş herhangi bir eseri mevcut değildir. Ölümünden sonra dünyaya kitap yerine, kendisini sevip saymış ve anlamış bir insanı, Platon'u, bırakıp gitmiş Sokrates. Vefalı öğrenci Platon, hocasının kendisine duyduğu güveni boşa çıkarmamış ve nerdeyse tüm eserlerinde Sokrates'i konuşturmuş, bizi Sokrates'le ve onun düşünce dünyasıyla tanıştırmış; fakat eserlerinde Sokrates'in savunduğu düşüncelerin ne kadarı Sokrates'in, ne kadarı Platon’undur bilmek olanaksızdır. Kitap üç bölümden oluşuyor. Dar kafaların mahkum ettiği Sokrates'in ölüm karşısındaki tutumu ve ölüme bakışı
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
10/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2021 18:17
Karanlığın Elli Tonu, E.L. James'in okuduğum ikinci kitabıdır. Kitap, Grinin Elli Tonu serisinin ikincisidir. Önceki seriye kıyasla, bu kitaptaki olaylar daha iyi işlenmiş. Bu kitabı okumak bana, Beyhan Budağ'ın "Kendine İyi Davran Güzel İnsan" kitabında çok sevdiğim bir sözünü hatırlattı: "Kötü biri değilsin, hatalar yapmış iyi bir insansın." Karanlığın Elli Tonun okumak, hareket halindeki bir başkalaşıma tanık olmak gibidir. Spoiler Bu kitapta en çok sevdiğim şey, olayların ve karakterlerin değişme ve gelişme şekli. Örneğin Christian Grey aşık olduğu kadına göre kendini değiştirir ve ona uyum sağlamaya çalışır. Hissettiği her olumsuz duygu, sonunda olumlu veya en azından öğrenebileceği ve geliştirebileceği bir şey haline gelir. Vermek ve almak arasındaki hassas dengeyi öğrenir. Kalbini açmayı ve sevgiyi kabul etmeyi öğrenir ve aynı zamanda sevgisini vermeyi de öğrenir. Soğuk olan her şey ısınıyor - işte bu aynı kalan, hala sıcak olan tek şey, hisslerdir. Anastasia ve Christian çok çelişkili ama aynı zamanda birbirlerini çok iyi tamamlıyorlar. Her şeyi deniyor, her engeli, her zorluğu aşıyorlar ve nihayetinde ilişkilerini güçlendiriyorlar. Bu gerçekten okuduğum en güzel aşk hikayelerinden biri. E. L. James'in sıcak ilişkileri ortaya koyan (okurken kalbimin hızlı attığı anları hatırlıyorum) ve bunu çok keyifli bir şekilde yapan bir yazma yöntemi var. Bu hikaye, iyi gelişmiş, derinlemesine karakterlerle iyi tanımlanmış bir olay örgüsüne sahiptir. Örneğin, romantik olaylar abartılı değildi ve tam kıvamındaydı. Örnek olarak karakterler arasında e-posta yazışmalarını çok sevdiğimi söyleyebilirim. Pek çok okuyucunun aksine kitaptaki seks sahnelerinin gereksiz olmadığını düşünüyorum. Her şey kıvamındaydı.
Aşk
Karanlığın Elli TonuE. L. James · Doğan Kitap · 20186,8bin okunma
Reklam