Kazanmak için etrafındakileri harcayanın elde edeceği şey, galibiyet değil, yalnızlıktır." T. Robbins
kendimi en çok kendime küstürdüm. - Vail Çelik
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
özür dilerim, ey kalbim, büyürken unuttuğum içimdeki çocuk - Vail Çelik
1000Kitap
*Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem namazda ellerini kaldırdığında nereye kadar kaldırırdı?* 1- Omuzları hizâsına kadar kaldırırdı. Bunun delîli Buhârî ve Müslim’de muttefekun aleyh olan İbn Umer hadîsidir: (حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ ، عَنْ مَالِكٍ ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ، عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ *كَانَ يَرْفَعُ يَدَيْهِ حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ* إِذَا افْتَتَحَ الصَّلَاةَ، وَإِذَا كَبَّرَ لِلرُّكُوعِ، وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ رَفَعَهُمَا كَذَلِكَ أَيْضًا، وَقَالَ : " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ، رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ ". وَكَانَ لَا يَفْعَلُ ذَلِكَ فِي السُّجُودِ.) 2- Kulakları hizâsına kaldırırdı. Bunun delîli Müslim’in Mâlik b. Huveyris’ten rivâyet ettiği şu hadîstir: (حَدَّثَنِي أَبُو كَامِلٍ الْجَحْدَرِيُّ ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ ، عَنْ قَتَادَةَ ، عَنْ نَصْرِ بْنِ عَاصِمٍ ، عَنْ مَالِكِ بْنِ الْحُوَيْرِثِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا كَبَّرَ رَفَعَ يَدَيْهِ *حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا أُذُنَيْهِ،* وَإِذَا رَكَعَ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا أُذُنَيْهِ، وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ، فَقَالَ : سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ فَعَلَ مِثْلَ ذَلِكَ.) Bu hadîsin aslı muttefekun aleyhtir. Ancak “kulaklar hizasına kadar” lafzı yalnızca Müslim’in Kâtâde > Nasr b. Âsım tarîki ile gelen ikinci rivâyetinde vardır. Müslim’in Buhârî ile aynı tarîkten yaptığı Mâlik b. Huveyris rivâyetinde bu lafız yoktur. 3- Elleri, baş parmaklar kulak yumuşağı hizasına gelinceye kadar kaldırırdı. Bunun delîli Vâil b. Hucr hadîsidir. (حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ ، عَنْ فِطْرٍ ، عَنْ عَبْدِ الْجَبَّارِ بْنِ وَائِلٍ ، عَنْ أَبِيهِ قَالَ : رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ
Din
As b. Vâil’in "Soyu kesik" sözü ve Kevser Sûresinin inişi Mekke’de İslam düşmanlarının önde gelenlerinden biri olan Âs b. Vâil, Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.) küçümsemek için çirkin sözler söylerdi. Sevgili Peygamberimiz’in erkek çocukları küçük yaşta vefat edince alay ederek: > “Muhammed ebterdir, yani soyu kesiktir. Ondan sonra kimse anmayacak!” dedi. Bu söz, Resûlullah’ın kalbini incitti. İşte bunun üzerine Kevser Sûresi nazil oldu: > بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اِنَّا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَۜ (1) فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ (2) اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ (3) “Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. O hâlde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl soyu kesik olan, sana buğzeden kimsedir.” Bu ayetle Yüce Allah, Peygamberimiz’i teselli etti ve gerçek ebterin (soyu kesik olanın) O’na düşmanlık edenler olduğunu bildirdi. Nitekim bugün dünyada Muhammed (s.a.v.) adı milyarlarca dilde anılırken, O’na düşmanlık edenlerin adı tarihte silinip gitmiştir.
Din İslam
Ender olan vail-i diyarda, Sanat kaldı dünyada...