sonra yavaş yavaş mantığım değişti. hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. vâkıa bunlar bir günde olmadı. hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. hatta çok defa bana rağmen oldu. fakat oldu.
VII Emine'nin ölümüyle son tutunduğum dal da kopmuş gibi büsbütün boşlukta kaldım. Kaybettiğim şey benim için o kadar büyüktü ki ilk önceleri bunu bir türlü anlayamadım. Ne de hayatımdaki neticesini ölçebildim. Sade içimde simsiyah ve çok ağır bir şeyle dolaştım durdum. Sonra bu haraplığa daha başka bir duygu, bir çeşit kurtuluş duygusu karıştı. Bir baskıdan kurtulmuştum. Artık Emine bir daha ölemezdi, hatta hastanamazdı da. Orada zihnimin bir köşesinde olduğu gibi kalacaktı. Hayatımda birçok şeyler daha beni korkutabilir, başıma türlü felâketler gelebilirdi. Fakat en müthişi, onu kaybetmek ihtimali ve bunun korkusu artık yoktu. Her an onun hastalığının arasından etrafa bakmayacak, o azapla yaşamayacaktım. Korku içimden doğru kabarıp büyümeyecek, dört yanımı kaplayamayacaktı. Vâkıa evim yıkılmıştı, iki çocukla baş başa kalmıştım, çalışmanın lezzetini kaybetmiştim, hepsinden fenası, artık hiçbir şeye inanmıyordum. Fakat korkmuyordum da. Olabilecek şeylerin en kötüsü olmuştu. Artık hürdüm.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“..sonra yavaş yavaş mantığım değişti. hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. vâkıa bunlar bir günde olmadı. hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. hatta çok defa bana rağmen oldu. fakat oldu.”
Alıntı
Sonra yavaş yavaş mantığım değişti. Hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. Vâkıa bunlar bir günde olmadı. Hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. Hatta çok defa bana rağmen oldu. Fakat oldu.
Alıntı
Hürlük ve Mesullük
Bu görüş fıkhın hak anlayışına ve İslam'in hürlük fikrine uygun olduğu için çabuk benimsenmişti. Vakıa, İslamlkta Tanrı kanunu karşısındaki durumu her şeyden önce bir kul durumudur. Sorguya çekilmeyen ve mutlak hür olan Tanrı idi. O, dilediğini yapar, dilediğini yoldan çıkarır ve doğru yola götürür. Buna karşı kullar ise mutlak bpyun eğme ve sorumluluk halindedirler. Kulların dileği Tanrı'nın elindedir. Fakat bu görüşteki akıl almaz taraf, daha ilk bakışta göze çarpıyor: Eğer Tanrı bütün fiillerin yaratıcısı ise, sorguya çekilmemizin manası nedir? Eğer bende hiçbir seçme gücü yoksa, iyiliğim gibi kötülüğüm de ondan geliyorsa, kötü işlerim için cezaya çarptırılmanın hikmeti kalır mı? İşte bu nokta "muteziden "mutasavvıflar"a kadar türlü türlü tefsirlere kapı açtı; bununla beraber onlardan hiçbiri, insan hürlüğünün kaldırıldığı bir sistemde mesullüğün gerçek manasını aydınlatamadılar.
Sayfa 79 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Sonra yavaş yavaş mantığım değişti. Hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. Vakıa bunlar bir günde olmadı. Hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. Hatta çok defa bana rağmen oldu. Fakat oldu.
Sayfa 198·Kitabı okudu
Alıntı