m’

m’
@valenmouteru
sonu yazılmış bir hikâyenin, rolünü oynamaktan usanmış oyuncusuyum.
Tüm insanların günahkâr olduğuna inanmaya ne zaman mı başladım?
Sayfa 21·Kitabı okudu
Reklam
Ne istediğim sorulduğu anda hiç bir şey istemez olurdum. Ne olursa fark etmez, nasıl olsa beni mutlu edecek bir şey yok düşüncesi hâsıl olurdu. Aynı zamanda, bir şeyi ne kadar az istesem de bana sunulan hiçbir şeye hayır diyemezdim. Sevmesem bile hiçbir şeyi reddedemezdim. Gerçekten istediğim bir şey teklif edilseydi, ona ancak çekine çekine el uzatabilirdim -tıpkı bir hırsızın yakalanmaktan korkması gibi, ağzımda acı bir tat ve tarifsiz bir korkuyla. İki şey arasında seçim yapacak gücüm bile yoktu.
Sayfa 17·Kitabı okudu
İnsanları güldürdüğü sürece ne olduğu fark etmeksizin her şey yapabilirdim. Onları güldürebilirsem, onların “hayatlarına” gerçekten uymamamı önemsemezler diye düşündüm. Her şeyden önce, dışarı çıkmaktan kaçınmam gerekiyordu. O insanların gözüne batmaktan kaçınmalıydım.Ben bir hiçim, rüzgârım, gökyüzüyüm.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Mutluluk fikrimin diğer herkesin mutluluk fikriyle tamamen çelişmesinden korkuyorum. Bu korku beni tüketiyor, bazen geceleri kıvranmama, acı içinde inlememe, deliliğin eşiğine gelmeme neden oluyor. Mutlu muyum? Aslında küçüklüğümden beri insanlar sürekli şanslı bir olduğumu söylüyor ama bana sorarsanız cehennemde gibi hissediyorum, bana şanslı olduğumu söyleyenlerse benimkiyle kıyaslanamayacak ve ölçülemeyecek kadar mutlu görünüyorlar.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Hiçbir şey kıskançlık kadar uzlaşmasız ve acımasız değildir. Yine de kıskançlık uyandırmak için durmaksızın çaba harcarız.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Reklam