Bazen solgun yüzlü kâtip,katlanmış kağıdın içinde duran bir yüzüğü çekip alır: bu yüzüğün parmağına takması için gönderildiği kişi, mezarın içinde çürüyodur şimdi muhtemelen;ya da hayır için gönderilmiş bir paradır kâtibin bulduğu, bu paranın işine yarayacağı kişi yemek yemiyor, acıkmıyordur artık, ölmüştür çünkü. Yahut kâtip,sefalet içinde ölenlerin umutlarını taşıyan bir mektup çıkarmıştır ateşlerin arasından;perişan olmuş kişilerin dertlerine derman olacak, uzun zamandır beklenen o haberdir elinde tuttuğu. İşleri yoluna koymak için yollara düşen bu mektuplar, ölüme doğru koşmuşlardır, büyük bir hızla.
Vah Bartleby! Vah insaniyet!