• Türk Edebiyatında hırsızlık sorunu ..

    Aşağıda parça parça toplayabildiğim bazı örnekler mevcut. türk edebiyatıyla ilgili dostlar varsa yorumlarını farklı örneklerini ya da eleştirilerini bekliyorum.

    peyami safa kaldırımlar için necip fazılı hırsızlıkla suçlayınca verilen cevap

    Necip Fazıl, 'Reşat Nuri'nin Çalıkuşu romanı, Yahya Kemal'in Leyla'sı, Muhsin Ertuğrul'un Hamlet tercümesi çalıntı eserlerden birkaçı' dedi. Çalıkuşu'nun Leon Frapye'ye ait Taşra Muallimesi eserinden, Yahya Kemal'in Leyla'sı ise bir Fransız şairin Solange şiirinden çalıntı. Muhsin Ertuğrul'un Hamlet tercümesinin de Abdullah Cevdet'e ait olduğu savunuldu.

    Ertaş, 'Peyami Safa, Necip Fazıl'ın Kaldırımlar şiirinin kendi romanlarından aktarma olduğunu iddia etti. Bunu inkar eden Necip Fazıl, Peyami Safa'nın hırsızlıklarını açıkladı' dedi. Peyami Safa, Para piyesi İtalyan bir gazeteci-yazardan intihal etti, Atila romanını Fransız Marsel Briyon'dan çaldı. Peyami Safa'nın, çocuk masallarının yer aldığı Bir Varmış Bir Yokmuş eserindeki bazı hikayelerin de çalıntı olduğu ortaya çıktı.
    ...

    "Hatıra, hatıra ne istiyorsun benden? Sonbahar."
    - cahit sıtkı tarancı

    "Bilmem ki hatıralar / Ne istersiniz benden / Gelir gelmez sonbahar?"
    - paul verlaine

    "Geçiyordum Seine kıyısından
    Eski bir kitap koltuğumda."
    - apollinaire

    "Geçtim bir akşam Sadabat’tan
    Koltuğumda Nedim Divanı."
    - cahit sıtkı tarancı

    gök öyle mavi, öyle durgun
    damlar üzerinde
    yeşil bir dal sallanadursun
    damlar üzerinde.
    -paul verlaine

    gök mavi mavi gülümsüyordu/ yeşil yeşil dallar arasından.''
    -cahit sıtkı

    ''sesler ve kokular dönüyor akşam havasında
    hazin bir vals, bir baş dönmesidir bu rüzgar.''
    -charles baudelaire

    '' renklerle şekiller sevişip anlaşır
    seslerle kokular el ele dolaşır
    bir mükemmeliyet orkestrasında''
    -cahit sıtkı
    .....

    arthur rimbaud '' akşam saatinin denizleri sanki amelie'nin göğüsleri''
    cahit sıtkı '' bir kadın göğsü başlarsa konuşmaya / en güzel deniz olur.''
    ......

    İntihal suçlamalarından Peyami Safa da nasibini almıştır. “Sözde Kızlar” kitabının konusunu Marcel Prevost'un “Yarım Bâkireler” ile Victor Margueritte'in “La Garçonne” adlı romanlarından, “Karşıki Evin Işığı” adlı hikâyesini de İtalyan yazarı Pirandello'nun “Öteki Evin Işığı” adlı hikâyesinden aşırdığı iddia edilmişti.

    Samet Ağaoğlu, 'Matmazel Noraliya'nın Koltuğu'nda Dostoyevski'den Pitigrilli'ye kadar bir yığın romancının eserinden parçaların bir araya getirildiği iddiasındaydı. Berna Moran da, Peyami'nin aynı romanı Aldoux Huxley'in “Time Must Have a Stop” adlı romanından esinlenerek yazdığını, Noraliya'nın notlarının bir kısmını da yine Huxley'in “The Perennial Philosophy” adlı açıklamalı antolojisinden aynen aldığını yazdı.

    Öldükten sonra da intihal suçlamalarından kurtulamayan bir başka isim Ahmet Haşim. Haşim'in “Yarı Yol” şiirini Rudyard Kipling'in “Congl” adlı şiir kitabındaki “Maymunların Şarkısı” şiirinden aldığı iddia edildi. Nazım Hikmet'in, 'Haşim'e Cevap No 2'de "Ben ki halkın ne alınterinden on para çalmışım/ ne de bir şairin cebinden bir satır" mısralarında muhtemelen bu intihal iddialarına göndermede bulunduğu iddia edilir. Feyzullah Sacit de, Ülkü dergisinde çıkan bir makalesinde Haşim'in önemli imajlarından çoğunu Şeyh Galib'den aldığını iddia etmişti.

    Yağmur Atsız da Nâzım Hikmet'in "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin, Abidin?" mısrasını Pierre Bonnard'ın "Mutluluğun Resmini Yapmak" adlı tablosundan mülhem olduğunu ve "cuk oturmuş bir intihal" sayılabileceğini yazmıştı.

    Alıntı
  • Kürt gitarist Cem Şivan Ergül, İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen “7. Uluslararası Alirio Diaz Genç Gitaristler Festivali”nde birinci oldu.
     
         Kürt gitarist Cem Şivan Ergül, İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen “7. Uluslararası Alirio Diaz Genç Gitaristler Festivali” (7º Festival Internazionale di Chitarra Alirio Diaz)’nde birinci oldu. Dünyaca ünlü klasik gitarcı Alirio Diaz (1923 – 2016) adına düzenlenen uluslararası klasik gitar yarışması kapsamında müzikseverlerle buluşan Kürt sanatçı Şivan Ergül, katılımcıları büyüledi.
         Roma’da 3 – 4 Eylül 2018 günleri arasında düzenlenen “7. Uluslararası Alirio Diaz Genç Gitaristler Yarışması”nın sonuçları açıklandı.
         1996 ve sonrası doğumluları kapsayan C kategorisinde birincilik ödülü, Kürt gitarist Cem Şivan Ergül’e verildi. Ergül yarışmada Johann Sebastian Bach’ın “Prelude”, “Presto” ve“Gigue”, Joaquin Rodrigo’nun “Fandango” veAntonio Lauro’nun “Venezuelan Vals 2” adlı parçalarını icra etti.
         CEM ŞİVAN ERGÜL KİMDİR?
         Geçtiğimiz yıl “4. Uluslararası İstanbul Klasik Gitar Yarışması”nda da birincilik ödülü alan Cem Şivan Ergül, Batman (Élih) ilimizin merkez ilçesine bağlı Doluca (Merina) köyünden bir ailenin çocuğu olarak 2001 yılında Adana(Kilikya) ilimizde doğdu.
         Müzik eğitimine bateri ile başlayan Şivan Ergül, daha sonra Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda klasik gitar eğitimine başladı.
         Genç gitarist Şivan Ergül, 2015 yılında Romanya’da düzenlenen “Uluslararası Gitar Yarışması”nda da kendi yaş kategorisinde dünya üçüncüsü olmuştu.
         Halen Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda lise son sınıf öğrencisi olan Ergül, Mehmet Özkanoğlu ve Utku Özkanoğlugibi deneyimli hocalarla çalışıyor.
  • Vals ne kadar da çılgınca bir şeydi. Hiçbir şey düşünmeden dönüyor, dönüyor, dönüyordun. Müzik çalarken romanlardaki gibi sonsuz bir zaman dilimine düşüyordu insan. Ama çalmayı bıraktıklarında sanki başından aşağı soğuk su dökülmüş ya da çıplak yakalanmışçasına utanç kaplıyordu içini.
    Boris Pasternak
    Sayfa 38 - YKY / epub. Çeviren: Hülya Arslan
  • Kadının üstünde en sevdiği, prenses tarzı, zümrüt yeşili bir tafta gecelik vardı.Rüzgârla savrulmuş bir zambak gibi solgun ve hoş görünüyordu. Gözleri kapalıydı.Yanında, halının üstünde boş bir hap kutusuyla devrilmiş bir su bardağı duruyordu.Dingin çehresinde hafif, gizli, muzafferce bir gülümseyiş vardı.Sanki ölümlü insanların gidemeyeceği çok uzak bir diyarda; eski düşlerindeki esmer, kırmızı pelerinli prensle birlikte vals yapmaktaydı nihayet."
  • I shut my eyes and all the world drops dead;
    [Gözlerimi kapatırım ve bütün dünya ölür.]

    I lift my lids and all is born again.
    [Göz kapaklarımı açarım ve her şey yeniden doğar.]

    (I think I made you up inside my head.)
    [(Galiba ben, seni kafamdan uydurdum.)]

    The stars go waltzing out in blue and red,
    [Yıldızlar mavinin ve kırmızının içinde vals ederler,]

    And arbitrary blackness gallops in:
    [Ve keyfi karanlık dörtnala gelir:]

    I shut my eyes and all the world drops dead.
    [Gözlerimi kapatırım ve bütün dünya ölür.]

    I dreamed that you bewitched me into bed
    [Hayal ettim, büyüyle yatağa çektiğini beni.]

    And sung me moon-struck, kissed me quite insane.
    [Ve delice şarkı söylediğini, çılgınca öptüğünü]

    (I think I made you up inside my head.)
    [(Galiba ben, seni kafamdan uydurdum.)]

    God topples from the sky, hell's fires fade:
    [Devrilir Tanrı gökyüzünden, cehennemin ateşi solar:]

    Exit seraphim and Satan's men:
    [Meleklerin ve Şeytanın adamları çekip gider:]

    I shut my eyes and all the world drops dead.
    [Gözlerimi kapatırım ve bütün dünya ölür.]

    I fancied you'd return the way you said,
    [Dönüşünü düşledim, döneceğini söylediğin gibi,]

    But I grow old and I forget your name.
    [Fakat yaşlandım ve adını unuttum.]

    (I think I made you up inside my head.)
    [(Galiba ben, seni kafamdan uydurdum.)]

    I should have loved a thunderbird instead;
    [Bir fırtına kuşunu* sevmeliydim yerine]

    At least when spring comes they roar back again.
    [En azından bahar geldiğinde onlar, yeniden kükreyerek gelirler.]

    I shut my eyes and all the world drops dead.
    [Gözlerimi kapatırım ve bütün dünya ölür.]

    (I think I made you up inside my head.)
    [(Galiba ben, seni kafamdan uydurdum.)]
  • Tarih ciddiye alınmalı mıdır? Yoksa ona seyirci gibi mi katılmalıdır? Onda bir hedefe doğru bir çaba mı, yoksa lüzumsuz ve nedensiz yere harlanan ve soluklaşan bir ışığın şenliği mi görülmelidir? Bunun cevabı, insan hakkındaki yanılsama derecemize, onun oluşunu teşkil ve teşvik eden o vals ve mezbaha karışımının hangi biçimde çözüleceğini tahmin etme merakımıza bağlıdır.
     
  • "Lorenzo? dedi Carlo. "Ne yazıyorsun sen? O notalar ne öyle?"
    Lorenzo kafasını kağıttan kaldırdığında müzisyen arkadaşının ona baktığını gördü. "Bir vals," dedi ona.
    "Ölenler için."