Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 16:12
Jules Verne – Doktor Ox’un Deneyi (okuma notu) Başta çok sakin bir şehirle karşılaştım. Quiquendone… o kadar yavaş, o kadar ölçülü bir hayat ki “bu kadar vurgulanıyorsa kesin bir şey var” dedirtiyor insana. Belediye başkanı aşırı temkinli, kararlar yıllara yayılıyor, evlilikler bile neredeyse bürokratik bir sürece dönüşmüş durumda. İlk hissim şuydu: “Bu normal değil.” Sonra küçük detaylar dikkat çekmeye başladı… çırpılmış krema, kapalı düzen, garip bir durağanlık. Ardından “oksihidrik gaz” ve borular meselesi… İşte orada hikâyenin sadece bir şehir anlatısı olmadığını hissettim. Ve bir anda her şey hızlandı. Tiyatro 6 saatten 18 dakikaya düştü. Vals gecesinde insanlar kontrolsüz bir coşkuya kapıldı. Evlilikler hızlandı, düellolar başladı, şehir adeta 6. vitese geçti. Benim okuma sürecim de tam burada değişti: Artık “ne oluyor?” değil, “kaçıncı viteste patlayacak?” diye okumaya başladım. Sonlara doğru savaş kararları, patlamalar, kaybolan karakterler… ve ardından klasik Verne kapanışı: her şeyin bir anda normale dönmesi. Açıklama olarak “saf oksijen” deniyor ama hikâyenin bıraktığı asıl soru şu: Bu değişimi gerçekten gaz mı yaptı, yoksa zaten içlerinde olan şey mi açığa çıktı? Bence hikâyenin en güçlü tarafı da bu: kesin bir cevap vermemesi. Son çıkarımım: Aşırı sakinlik de aşırı hızlanma da insan doğasının dengeden çıktığında nasıl farklı uçlara savrulabileceğini gösteriyor. Ve Jules Verne yine yaptı yapacağını… Bilimi anlatırken aslında insanı anlatmış.
1000Kitap
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma
9/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Meral Akman kaleminden Birben kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 130 sayfalık bir kitap •Gerçek bir hayatın o duru ama sarsıcı ritmini hissetmek, bir kadının içsel fırtınalarına ve bir annenin muazzam fedakarlığına şahit olmak ister misiniz? ​•Opera dinleyen, vals yapan pilot bir baba ile muhafazakar bir annenin kızı olarak sakin ama hep yalnız büyüyor Birben. İçindeki en büyük ukde ise, çocukken annesinin engeliyle yarım kalan balerinlik hayali ​•Erken bir evlilik, kucağında küçücük bir bebek, eşinin alkol problemi ve cezaevi süreci. Birben, tüm engellere rağmen büyük bir cesaretle boşanıp oğluyla sıfırdan, el ele bir hayat kuruyor. ​•Oğlu okulda zorlanmasın diye tüm ders kitaplarını önce kendi okuyup özet çıkaran, notaları önce kendi öğrenip evladına öğreten muazzam bir anne o. Kendi yarım kalan bale hayalini, oğlunu sahnede bir balet olarak izlerken döktüğü mutluluk gözyaşlarıyla telafi ediyor. O oğluna sadece okumayı değil; düğme dikmeyi, sofra adabını, dürüstlüğü ve en önemlisi bir kadına nasıl saygı duyulacağını öğretiyor. Hayata karşı o kadar dik duruyor ki, her yarasından yeni bir güç devşiriyor. ​•Ama hayat bu ya... İlişkilerinde aradığı sevgiyi bulamayan, çocukluk yaralarını kapatmaya çalışırken hatalar yapan o güçlü kadın, tam hayatını sakin bir deniz kenarında geçirecekken en acı sürprizle, Demans hastalığıyla yüzleşiyor. Zihnindeki o küçük unutkanlıklar büyürken, en büyük korkusu hayattaki tek bağı olan oğlunu unutmak oluyor. ​•Hayatı boyunca kimseden yardım istememiş bu kadın, günün birinde kimseye yük olmamak için kendi iradesiyle huzurevine yerleşme kararı alıyor. Gitmeden önce de, unutmamak için fotoğraf albümündeki herkesin arkasına kim olduklarını tek tek not ediyor. ​•Hayat sen
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202619 okunma
Reklam
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Müzik tutkunu iki kalp: Julia ve Lorenzo. İkinci Dünya Savaşı'nın parçaladığı hayatlar... Notaların ardındaki sır dolu bir geçmiş... İtalya'da bir antikacıdan aldığı müzik kitabı ve onun içinden çıkan vals eseri Julia'nın hayatını bir anda kâbusa çevirir. Büyüleyici ve hüzün dolu bu şarkıyı evde çalmaya başladığında üç yaşındaki kızı Lily akıl almaz davranışlar sergiler. Bunun üzerine Julia, şarkının geçmişindeki sırları araştırmaya başlar. Julia, geçmişi kurcaladıkça kendini tehlikenin tam ortasında bulur. Bizler de bu notaların peşinde onunla birlikte 1940'lı yılların İtalya'sına doğru bir yolculuğa çıkarız. İşte böylece Lorenzo ve Laura'nın hüzünlü hikâyelerine konuk oluruz. Kitabın en sevdiğim kısmı da geçmişin anlatıldığı bu sayfalardı. Lorenzo'nun hüzünlü hikayesi Julia'nın macera dolu hikâyesiyle birleşiyor ve elinizden bırakamayacağınız bir yolculuk başlıyor. Kitaba adını veren ateşin aşk ateşi olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu ateşin ne olduğunu öğrendiğinizde şarkının neden bu kadar hüzünlü olduğunu da anlayacaksınız. Yazar, bu kez tarihi bir olayı polisiye kurgu içerisinde anlatmış. Açıkçası bunda da oldukça başarılı olmuş. Yazarın tarzının dışında olsa da yine çok severek okuduğum bir Tess kitabıydı. Aşk, tarih, soykırım, aksiyon ve müzik bir arada. Kesinlikle tavsiye ederim. Kitaplı günler.
Ateşin ŞarkısıTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20243,916 okunma
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 169. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 14:41
Bir kadın hikayesiyle geldim bugün. Hayatına giren bir sürü insan olmasına rağmen hep tek başına ayakta durmaya çalışan bir kadının hikayesi .. Birben ..Vals yapan ,opera dinleyen ,pilot bir salon beyefendisi babayla ,muhafazakar bir kadının çocuğu. Babasının ilk eşi ölünce, iki oğluna iyi baksın diye evlenmiş aslında. 45 yaşında Birben i doğurmuş annesi .Yaşlı bir anne-babayla kavgasız ama sakın bir evde ,hep yalnız büyümüş. Balerin olmak istemiş ama annesi karşı çıkmış. Erken yaşta evlenmiş ve hemen hamile kalmış. Oglu Onur daha yeni doğduğunda kocasının alkol problemi baş göstermeye başlamış. Üstüne bir de cezaevine girince yine yalnız kalmış. Uzunca süre boşanma için uğraşmış. Annesi karşı çıkmış hep . Büyük çabalar sonucu boşanmış ve oğluyla yeni bir hayat kurmaya çalışmış. Hayatına bir sürü erkek girmiş ama hiçbiriyle istedigi mutlulugu yakalayamış. Oglu balet olarak annesinin hayalini gerçekleştirmiş. Birben e kızdığım yerler oldu .Fazla cesur davranmış bazı yerlerde bana göre .Insanlara çabuk kanmış ama bunun altında da çocukluğunda annesinden göremediği sevgi var galiba. Herkeste sevgi aramış ve hata üstüne hatalar gelmiş. Hayatını sessiz sedasız bir deniz kenarında geçirmek isterken, demans hastalığı çıkmış ortaya. Ve kendini deniz manzaralı bir huzurevinde bulmuş. Hayat ...Kul kurar ,kader gülermiş. İnsanın başına ne gelecegi belli degil bu hayatta .. Birben gibi bir kadın hayatı boyunca defalarca düşmüş kalkmış.Hep tek başına mücadele etmiş. Ama demansla birlikte yaşayacakları ,günün birinde yaninda birine ihtiyaç duyacagi kesinleşince en doğru olanı yaptı bence de ... Hep güzellikler gelsin hayatımıza inşallah.. Kitapla kalın dostlar... Birben Meral Akman
BirbenMeral Akman · Octopus Yayınevi · 202619 okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 11:09
꧂ᴍᴇʀᴠᴇ ᴀᴋʏüᴢ ~ ᴋöᴘʀü ᴋʀᴀʟɪ꧁ Selamlar, bugün sizlere kalemini çok sevdiğim @mrv.akyüz den yepyeni kitabı #köprükralı paylaşımı ile geldim. Vals ile tanıştığım yazarımızın 7.Oğul kitabını okumak üzere iken Köprü Kralı nın gelmesi benim için daha da merak uyandırıcı oldu. Şimdi hem 7.Oğul'u hemen okumak istiyorum, hemde Altas'ın kitabını dehşet merak ediyorum. Ve... Pars Tuna namı değer Köprü Kralı ve Miray Kuzu ikilisine BA YIL DIMMM... Kesinlikle tavsiye ediyorum! Hemen sizler için konusuna geçiyorum! Miray Kuzu, anne ve babasını genç yaşta kaybeden Miray kardeşi ile hayatta bir başına kaldığında ona hem anne hem abla olmuştu. Yılların ardınan şimdi Miray bir hemşire, kardeşi ise ODTÜ de okumaktaydı.Miray nahif, çalışkan özellikte de fedakar,her zaman sevdiklerini önceleyen bir yapıya sahipti. Bu sebepledir ki kalbi kırılan hep o olmuştu. İki yıllık birlikteliği ise yakın zamanda bitmişti. Pars Tuna, Köprü Kralı! Asya ve Avrupa'nın kartellerini dize getiren tek isim. Karanlık dünyanın bir o kadar karanlık adamı, insanların önünde diz çöktüğü,bileği bükülmeyen,bu adamın tek hassas yönü sevdikleri özellikle de ailesi. Anne ve babasını içinde bulunduğu karanlık dünyanın şartlarında erken kaybeden Kral, geriye kalan babaannesi ve kız kardeşi için her şeyi yapardı. Ve şimdi Pars Tuna ve Miray Kuzu'nun tanışma hikayesi böyle başlıyor. Pars Tuna Alzheimer hastası olan babaannesi için bir hemşire istediğinde ortağı ve dostu Atlas sahipleri oldukları hastaneye bir ziyarette bulunur. Miray ın ayrıldığı sevgili bölüm başkanı doktor Emre nin yönlendirmesi ile Miray tavsiye edilir. Yatılı olarak Köprü Kralı'nın yanına resmen kendi fikri sorulmadan sürgün edildilen Miray,trafikte son sürat makas atarak ilerlerken kaza yapar. Öndeki lüks aracın zorba sahibi Miray'a zor kullanmaya
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202660 okunma
Puan vermedi
YAŞAR YILTAN'IN “SEVGİLİ SANAT”KİTABI ÜZERİNE Sanatın, aşkın, güzelliğin iç içe anlatıldığı, mitolojiden çağdaş sanata kadar birçok konuya, sanatsal eserlere ve sanatçılara değinilen kitapta, birbirinden güzel ve keyifle okuyacağınız 25 sanatsal mektup yer alıyor. Aşk ile ilgili güzel söyleyişleri görülür: “Yakaladıysan aşkı, yalnızlığı ve de seni; deklanşöre defalarca bas; onlarca, yüzlerce, binlerce kez bas... Belki bunlardan birinde yalnızlığı, birinde aşkı, birinde de özellikle “seni” ölümsüzleştirirsin.” “Siyah dünyanın üzerine baştan başa kırmızı şarap dökmeli… Kırmızı şarapla dünyayı sarhoş etmeli... Dünya aşk sarhoşu olmalı... Siyah bir şapka nasıl olur diye düşünüyorum tekrar.” "Bilmem ki, belki de sen içimdeki metaforların keman sesiydin. Seni bulayım diye ne kurgular kurdum, bir bilsen…" Şehirlerin sanatla özdeşleştiği kimi şehirleri sanatıyla anlatır.“Sevgili Sanat, dünyada şehirlerin kimileri adeta sanat için yaratılmış; Budapeşte, Paris, Prag, Viyana, Rio, St. Petersburg… mimarinin, resmin, heykelin, müziğin başkenti sayılabilir mi? (…) Viyana’da Vals, Buenos Aires’e tango, Rio de Janeiro’ya samba…” Bir insan bir konuda nasıl derinleşirse, bir şehir de öyle. “Portakal Çiçeği Karnavalı” oluşturmak istedik, iyi de gidiyor. Bunu, daha çok çalışarak Adana ile özdeşleşir hale getirmek gerekir. Yazar kitabında sinemaya da yer vermiştir. “Hababam Sınıfı”ndan tutun da “Akıl Oyunları” filmine kadar birçok film hakkında düşüncelerini yazmıştır. Tiyatrodan müziğe kadar değişik sanat dallarıyla ilgi düşüncelerini yazmıştır. Kendi içsesinden tutun da soru yanıt diyalogları çokça yer alır: “Sevgili Sanat, Dionysos adına düzenlenen bağ bozumu törenlerine benimle birlikte gelmek ister misin? İstemez misin? (belki biraz daha ısrar edersem kanar) Mehtaplı gecede
Sevgili SanatYaşar Yıltan · Baygenç Yayınları · 20210 okunma
Reklam
Reklam