zc

Puan vermedi·325 syf.··
2025 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 18:01
Charlie Gordon, zihinsel engelli bir adam. Çok saf, çok temiz kalpli biri. Bir gün bilimsel bir deneyle zekâsını artırmak için gönüllü oluyor. Kitabın başından sonuna kadar her şeyi onun kendi tuttuğu günlüklerden okuyorsun. İlk başta cümleler bozuk, yazım hataları dolu ama sayfa sayfa ilerledikçe… o kelimeler öyle keskinleşiyor, öyle derinleşiyor ki… Charlie’nin gözünde dünya bambaşka bir hale geliyor.Ama işin en acı tarafı şu: ne kadar zeki olursa olsun, duygular hep orada bir yerlerde kalıyor. Yalnızlık, dışlanmak, anlaşılmamak. Zeka geldiğinde de gitmiyor bunlar… Belki daha da ağırlaşıyor. İnsan olmayı, değer görmeyi, sevilmeyi ve sevmeyi anlatıyor. Zekânın kalbi doyurmaya yetmediğini, kalbin bazen her şeyin çok ötesinde olduğunu gösteriyor.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·312 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 01:27
Tarık Tufan’ın kalemi zaten bambaşkadır; öyle kuru kuru hikâye anlatmaz, seni alır, karakterin yanına oturtur, onunla aynı geceye, aynı yalnızlığa, aynı iç sıkıntısına ortak eder. Bu kitap da tam öyle bir kitap. İçinde bir kaybolmuşluk, bir arayış, bir iç hesaplaşma var. En beğendiğim kitabı bu kitap oldu. Yağmurlu bir İstanbul gecesinde yürüdüğünü, o ıslak asfaltın kokusunu, gözlerinin önünde dalgalanan denizi, içini titreten bir yalnızlığı hissediyorsun. Bazen hüzünlü bir şarkı gibi, bazen derin bir sessizlik gibi ilerliyor kitap. Ama ne olursa olsun seni içine çekiyor, düşündürüyor, belki de hiç aklına gelmeyen sorular sorduruyor. Eğer melankolik ama bir o kadar da şiir gibi akan bir hikâyeye dalmak istiyorsanız tavsiye ederim. Hani bazı kitaplar insanın içine dokunur, bazı satırlarda kendini bulursun ya, işte bu kitap tam da o türden.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,2bin okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2025 15:40
Bu kitap, birbirinden tamamen farklı üç kadının hayatını ince ince örerek anlatıyor: Hindistan’da dokunulmaz bir kastta doğmuş Smita, İtalya’da babasının eski dükkânını ayakta tutmaya çalışan Giulia ve Kanada’da saygın bir avukat olan Sarah. Bu kadınlar birbirlerini hiç tanımıyor, farklı kıtalarda yaşıyorlar ama kaderleri birbirine görünmez bir saç örgüsü gibi bağlanıyor. Colombani’nin dili hem akıcı hem de dokunaklı. Öyle büyük büyük edebi numaralara girişmeden, samimi ama etkileyici bir anlatımı var. Karakterlerin iç dünyasını öyle güzel yansıtıyor ki, Smita’nın çaresizliği, Giulia’nın inadı, Sarah’nın kabullenişi içine çekiyor. Kitabı okurken bir noktada mutlaka birine kendini yakın hissediyorsun çünkü her kadının hikâyesinde ortak bir mücadele var: Ayakta kalmak, kabul görmek ve kendi hayatını seçebilmek. Kitabın en güzel taraflarından biri, bu üç hikâyenin sonunda nasıl birleştiğini görmek. Başlarda tamamen ayrı gibi duran bu hayatların, aslında birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu fark edince insan ister istemez hayatın ne kadar karmaşık ama bir o kadar da anlamlı olduğuna dair düşüncelere dalıyor.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2025 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 18:04
ahmet ümit’in okuduğum beşinci kitabı olması lazım. yine heyecanla okudum kitap aktı gitti fakat çok fazla bariz ipucu olan yerler vardı, birkaç şey de açıklığa kavuşamadan kitap bitti. beğenmedim diyemem fakat ahmet ümit’in okunacak çok daha güzel kitapları var.
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,2bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2025 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 20:38
“Dünya yıkılırken kendi derdinden başka bir şey görmemek bencillikti, evet. Ama hayat böyleydi, yarıçapı kalbininkiyle eşitti. İnsan, gözü, içine bakmaktan kamaşınca dışını göremiyordu.” Aşk acısı çeken kişi kendi küçük kıyametini yaşarken, ötekinin sırtına hafif bir ürperti bile gelmez. Ancak bu bir yerlerde bir kıyamet yaşandığı gerçeğini de değiştirmez. Unutma Dersleri, aşk acısı çeken Feribe’nin, dünya hiçbir şey olmamış gibi dönmeye devam ederken ayakta kalma çabasını anlatıyor. Kitap, unutmanın aslında hatırlayarak başladığını ve insanın kendi içinde bir yolculuğa çıkması gerektiğini söylüyor. 1. Unutulacak Olanı Hatırlamak İlk ders, unutmak isteyen biri için biraz garip gelebilir: Hatırla!. Ama gerçekten unutmak için önce neyi unutmak istediğini bilmelisin. Çünkü hafıza bazen oyun oynar, anıları değiştirir, saklar, bazen de tam tersi, sürekli önüne getirir. İşte bu yüzden önce her şeyi tek tek hatırlamak gerekiyor. Kitapta da şöyle diyor: “Unutmak için evvela hatırlamak şart! Yola çıkarken neyi unutacağımızdan büsbütün emin olmamız gerekir.” İnsan kaçtığı şeyle yüzleşmeden ondan kurtulamaz. Aksi halde, unutmak yerine sadece bir yerlere gömmüş olur ve o anılar gün gelir, beklenmedik bir anda tekrar karşısına çıkar. 2. Yasını Tut İkinci ders biraz daha zor: Acını yaşa! Kaçmak, bastırmak, yok saymak, sürekli kendini oyalamak hiçbir işe yaramaz. Aksine, içindeki acıyı büyütür ve bir gün seni hiç beklemediğin bir anda vurur. “Duygularını içinde yaşamaya çalışıp, enkazını herkesten sakınırsan, kalbini ferahlatamazsın. Bu da ilerde büyük sorunlar yaratabilir.” Gözyaşlarını içine atarak iyileşemezsin. Birine anlatmadan, gerçekten yasını tutmadan o sızı geçmez. İnsan ağlamadan iyileşemez bazen. 3. Kendini Affet Üçüncü ders, Gel barışalım artık! Çünkü insan aşk acısı
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınları · 20205,4bin okunma
Reklam