“Dünya yıkılırken kendi derdinden başka bir şey görmemek bencillikti, evet. Ama hayat böyleydi, yarıçapı kalbininkiyle eşitti. İnsan, gözü, içine bakmaktan kamaşınca dışını göremiyordu.”
Aşk acısı çeken kişi kendi küçük kıyametini yaşarken, ötekinin sırtına hafif bir ürperti bile gelmez. Ancak bu bir yerlerde bir kıyamet yaşandığı gerçeğini de değiştirmez.
Unutma Dersleri, aşk acısı çeken Feribe’nin, dünya hiçbir şey olmamış gibi dönmeye devam ederken ayakta kalma çabasını anlatıyor. Kitap, unutmanın aslında hatırlayarak başladığını ve insanın kendi içinde bir yolculuğa çıkması gerektiğini söylüyor.
1. Unutulacak Olanı Hatırlamak
İlk ders, unutmak isteyen biri için biraz garip gelebilir: Hatırla!. Ama gerçekten unutmak için önce neyi unutmak istediğini bilmelisin. Çünkü hafıza bazen oyun oynar, anıları değiştirir, saklar, bazen de tam tersi, sürekli önüne getirir. İşte bu yüzden önce her şeyi tek tek hatırlamak gerekiyor. Kitapta da şöyle diyor:
“Unutmak için evvela hatırlamak şart! Yola çıkarken neyi unutacağımızdan büsbütün emin olmamız gerekir.”
İnsan kaçtığı şeyle yüzleşmeden ondan kurtulamaz. Aksi halde, unutmak yerine sadece bir yerlere gömmüş olur ve o anılar gün gelir, beklenmedik bir anda tekrar karşısına çıkar.
2. Yasını Tut
İkinci ders biraz daha zor: Acını yaşa! Kaçmak, bastırmak, yok saymak, sürekli kendini oyalamak hiçbir işe yaramaz. Aksine, içindeki acıyı büyütür ve bir gün seni hiç beklemediğin bir anda vurur.
“Duygularını içinde yaşamaya çalışıp, enkazını herkesten sakınırsan, kalbini ferahlatamazsın. Bu da ilerde büyük sorunlar yaratabilir.”
Gözyaşlarını içine atarak iyileşemezsin. Birine anlatmadan, gerçekten yasını tutmadan o sızı geçmez. İnsan ağlamadan iyileşemez bazen.
3. Kendini Affet
Üçüncü ders, Gel barışalım artık! Çünkü insan aşk acısı