Öğrenmen gereken bir şey var; "nefret", entelektüel anlamda ele alındığında "sonsuz yadsıma"dır. Duygular bağlamında değerlendirildiğinde bir körelme biçimidir ve kendinden başka her şeyi öldürür.
Benim için sanatımın neler ifade ettiğini biliyordun; kendimi önce kendime, sonra da başkalarına açıklamamı sağlayan temel taşımdı; hayatımın gerçek tutkusuydu, büyük aşkıydı; kırmızı şarabın yanında çamur gibi, aynı büyülü aynasının yanında çamurdaki ateşböceği gibi, öbür aşklarım da "sanat"ımın yanında hiç kalırdı.
Sevgiyi besleyen hayal gücüdür; hayal gücü bizi bildiklerimizden daha bilge, hissettiğimizden daha iyi, olduğumuzdan daha soylu kılar; bize "hayat"ı bir bütün olarak gösterir; başkalarını, hem gerçek hem de ideal ilişkilerinde anlamamızı yalnızca hayal gücü sağlar. Sevgiyi yalnızca güzel şeyler, incelikli düşünceler besler. Ama "nefret"i herhangi bir şey besleyebilir.