Sıla

Sıla
@vantablack0
null
Doktor
null
null, 26 Ağustos
90 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Sonuç olarak bu kaza bir çeşit kendilik deneyine dönüşür: "Talihin bana kimi güçlükler yaratarak yolladığı bu durum üstüne düşündüm. İçinde yüzdüm. Kendimi hemen kıyıya atmaya çalışmadım." Beni sınayan ve aşığa çıkaran bu durum içinde kendimi meraka gözlemliyorum. Kaza beni yerimden ederken ben kimimdir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eğer yakınlarımızla hiçbir bağımızın olmadığını hissetseydik, utanç duygusu da olmazdı, fakat sanki onlardan biz sorumluymuşuz gibi, oldukları ve temsil nettikleri şeyi üstlenmeye devam ederiz. Yakınlarıma ait bozuk bir imgeyi içselleştirdim ve bu imge bana ait imgeye de bulaşmış oldu. Filozof Chantal Jaquet, Spinoza'dan fluctuation animi ifadesini alır. Ruh, farklı duygulanım kutupları arasında salınır. Duyguların bu çift kutupluluğu, bu içsel dalgalanma, konulanışı açısından -eski ailevi, toplumsal bağların veya sevgi bağlarının izleri ve aynı zamanda yeni bir aidiyet talebi- her kopuş biçiminin ortak noktasıdır şüphesiz. Eski dünyanın öldürülmesinin olumlanması, bağları koparma, eski benin yasını tutma iddiası, hayaletlerin gücünü, bedenin hafızasını, duygusal alışkanlıkların, çocuksu bağların kuvvetini hesaba katmaz.
Olduğumuz veya olmayı arzuladığımız kişiyi keşfetmek aşikar olmayabilir, bazen kendimizi uzun uzadıya sorgulamanın meyvesidir. Dolayısıyla, gerçekten nereye gittiğimizi bilmeksizin sizi başka biri olmaya iten, bir kimlik duygusu değil, sahtekarlık duygusudur. Kopma zorunluluğu kendisini önce negatif olarak dayatır, yapmacık bir varoluştan çekip gitme kuvvetini hüsran ve yoksunluk duygusunda buluruz. Kendinden utanma da bizi başka biri olmaya iter. Kopuş, bir yükselme mantığında ve bir sahicilik (kendin olma) perspektifine karşılık geldiğinde bile ihanet duygusuyla karışık bir suçluluk duygusuna bulanmıştır. ... Yani bir kıvrım almak ve eski dünyayı ortadan kaldırmak gerekir.
Bir yüz oluşturmak, bize ait olmayan her şeyi, topluma veya ailevi makyajı yüzümüzden silmek ve oraya kendi simamızı yeniden çizmek demektir. Maskeyi çıkarır ve yorgunlukla, gözyaşlarıyla yıkanmış, ifadesiz bu boş yüzü kabul ederiz. Bu yıkanmış, tükenmiş, bütünüyle boş yüze yeni hatlar çizeriz.
"Birini yalnızca ödünç alınmış nitelikleri için severiz." Pascal'a göre kendi niteliklerimizi bir kandırmaca oyunuyla başkalarının sevgisinden ödünç alırız. Bu nitelikler hiçbir şekilde bize ait değildir, yani üzerimize oturmazlar. Ayrılık bu nedenle zalimdir. Birden o çekici, akıllı, cömert veya komik insan olmaktan çıkarım. Gerçekten öle olduğum için değil, ama senin gözünde öyleydim. Kimliğime dair kesinlik sarsılır. Benlik yanılsaması sırra kadem basar. Artık senin için bir hiç olan ben şimdi kimim?