Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Gün döndü geceler uzar hazırlık sonbahara
Bir zamanlar, her şeye gerçeklik kattığı için nefret ettiği çirkinliği şimdi aynı nedenle seviyordu. Çirkinlik en temel gerçeklikti. Küfürlü ağız dalaşları, iğrenç batakhaneler, düzenden yoksun hayatların haşin şiddeti, hırsızın, uğursuzun, toplum dışına itilmişin kepazeliğin, sanatın zarif türlerinde, hülyalı şarkılarda betimlenen imgelerden çok daha gerçek çok, daha canlıydı. Unutabilmek ve kalabilmek için bu tür şeylere ihtiyacı vardı.
Sanki uzun bir yolculuğa çıktım Ve ben yanıma hiçbir şey almadım Sanki mühim bir işim varmış da Ben onu yapmayı unutmuşum gibi Eksikliğini fazlasıyla hissedebiliyorum Sanki farkında olmadan bir şeylere veda ettim İçimde beni endişelendiren bir burukluk var Rahatsız eden kocaman boşluk var Bilmiyorum belki de gelip geçici bir şeydir Ya da ben bu aralar fazla duygusalim Anlayamıyorum.
"Annemin en sevmediği çocuğu"
Kafamın içindeki tüm bu kahrolası sesler:
Onlar için yeterince iyi olmadığımı söylüyorlar.
Beni paranoyaklaştırıyorlar.
Paranoyak, yine paranoyak.
Kafamın içindeki tüm bu kahrolası sesler:
Beni yine özgüvensiz hissettirdi.