Visal
Beni zaman kuşatmış, mekân kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş... Perde perde verâlar, ışık başka, nur başka; Bir ânlık visal başka, kesiksiz huzur başka. Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükût, duyulmazın sesi mi? Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, âlemlerin Rabbi, sen! Sana yönelsin diye icat eden kalbi, sen! Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş! Azap var mı âlemde fikir çilesine eş? Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor? Çilesiz suratlara tüküresim geliyor! Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; Ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum! Sonsuzu nasıl bulsun, pösteki sayan deli? Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli? Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır; Belki de benliğinden kaçabilene hazır. Hâtıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül! Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül! O visal, can sendeyken canını etmek feda; Elveda toprak, güneş, anne ve yâr elveda! (1982)
Sayfa 233 - BÜYÜK DOĞU YAYINLARI·Kitabı okuyor
Rüya (01.06.2026) (Lilith makyaj yapıyordu,gözleri dolduğu için makyajı akıyor bu yüzden tekrar tekrar tazelemek zorunda kalıyordu.)
Edebiyat
30 MAYIS 1924 - Fikriye Hanım'ın Ankara'da intiharı. Ve Mustafa Kemal'in kendisi için yazdığı şiiri:
Yöresel bir cümle:
"Seninle çakı danışıklığım mı var?"
Çok ama çok uzun bir alıntı. Çünkü ben bir alıntı olsaydım eğer;
İzinsiz Avlanmak Yasaktır 21 Ekim 1978: Dün hiçbir şey yapmadım. Ben öldükten yüz yıl sonra terk edilmiş boş bir arazide kurulacak olan bir tiyatroda, büyük büyük dedeleri henüz doğmsyan aktörler