Birisi Hz. Ali’ye geldi ve “O kadar dertliyim ki çok sıkıntım var” dedi. Hz. Ali; “İki soru soracağım, cevabını verip dermanını bulacaksın." dedi. Adam; “Sor Ya Ali." dedi. Hz. Ali; “Dünyaya geldiğin zaman bu dert seninle birlikte mi dünyaya geldi ?” Adam; ”Hayır.” Hz. Ali; ”Dünyadan giderken bu dert seninle birlikte olacak mı ?" Adam; ”Hayır” dedi. Hz. Ali son olarak şöyle buyurdu; “Seninle birlikte gelmeyen ve giderken de seninle birlikte olmayacak olan bir dert, senin bu kadar zamanını almamalı. Sabırlı ol... Yer yüzündekilere çok ümit bağlamaktansa yüzünü Âlemlerin Rabbine çevir.”
Şükür deyince kendinden daha kötü durumdakilere bak deniyor ya aslında biz bu sözü yanlış algıladığımız için bu söz bize ters geliyor. Aslında durum şöyle: bir hastalığımız olduğunda ağlamak, isyan etmek, sanki sadece senin başına gelmiş gibi davranmak yerine senin hastalığının kat kat fazlasını çekenlerin olduğunu bilip onlar buna katlanacak gücü bulabilirken, senin nazlanman şikayet etmen onların yaşadığı zorluğa bir haksızlık. Yani burada hastalıktan örnek verdim fakat her durumda bu böyle. Senin isyan ettiğin durumun daha ağırına başkası sabrediyor. İncinirken incitme. Saygı duy yani başkasının acısına direnişine. Biraz sessiz ol biraz sakin ol. Dünya senin etrafında dönmüyor. En ağır yük senin omzunda değil. Mesela bazı insanlar görürsün sana göre gerçekten durumu çok kötüdür acınası haldedir. Fakat mutludur her şeye rağmen huzurludur çektiği acılarla çok güzel mücadele ediyordur. Garipseme sakın. O olgunluğa erişmiş insanı takdir et örnek al saygı duy. Bu hayatın anafikrini bulmuş matematiğini çözmüş insanlar onlar. Bir de her şeye düz bakma. Çok pencere var...
1000Kitap
"Asri zamanda hepsi ganî var mı güdadan Gördüklerin süs, sade kuru ehli riyadan Tenhaları melce ederek kaçsa da insan Kurtulmaya imkan var mıdır asrı beladan Gece dersinden bir şahadetname alanlar Her iki âlemi kendisi1 vüzeradan Kalıp kıyafet var ise eğer tamahın Hacı Abdullah dahil meclisi ümeradan Yok ise eğer şeklini halleden alem Şeyh Yusuf dahi hurda kitapsız ulemadan Dahil olursan cemiyyeti riyakârlara Almış olursun sen de mühürü Süleyman'dan İbret değil mi bizdeki ahlâkın sükûtu Tabasbus ehli bu zamanda muteberandan Tak koluna bir dilberi düş çarşı, pazara Onu Huri, seni addeder büyük gulemandan Tut bir riyakâr eteğinden kendine bend ol Sen de olursun şöhretli eshabı kiramdan Sadakat, metanet gösterip kendini övme Mahrum kalırsın sonra bütün asri zamandan"
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Yaşam nasıl da gözünü kırpmadan geçiyor. Şaka gibi geliyor ama seneye yolun yarısına gelmiş olacağım. Ben küçükken yolun yarısı büyük bir şeydi. Otuzlar cidden büyük gelirdi. Şu an bakıyorum da
Mevsim dediğimiz şeyin hayatın ta­mamına bunca hükmettiği bir dünyada, etrafında biteviye de­ğişip dönüşen doğanın bir parçası olmaktan başka çaren yok. Kırlangıçların da senin kadar söz hakkı var. Onlarla savaşırsan, kaybedersin. Kural basit. Doğanın bir parçası ol ve sadece yaşa. "Düşünme, arzu et sadece, bak böcekler de öyle yapıyor" diyor ya şair. Daha ne desin . . .
Sayfa 75·Kitabı okudu