Her şey, herkes onu terk etmişti.
Ayaklarının altındaki zeminin kaydığını hissediyordu. Bir an için on adım daha ilerlemeyi, bedenini köprüden aşağıya, o sonsuz huzura bırakmayı geçirdi aklından.
Gidersen, Bu bir veda demek. Bu üniformalı katillere katılmak, onların peşinden gitmek için beni terk edeceksen bunun geri dönüşü yok. Ben seni canilerle, bu kan emici devletle paylaşmam.
Tüm bunlar, yani insanlığın bugün korkunç dediği şey, yeryüzündeki on insanın iradesinden ibaret ve on insan bunu yeniden yıkıp yok edebilir. Bir insan, yaşayan tek bir insan onlara karşı durarak bu gücü yerle bir edebilir. Fakat sizler boyun eğdiğiniz, belki paçamı kurtarabilirim dediğiniz müddetçe, onları can evinden vurmak yerine, onlara itaat ettiğiniz müddetçe, sizler sadece bir kölesiniz ve bunu da hak ediyorsunuz demektir.
"Hak! Hukuk! Bugün dünyanın neresinde hak kaldı. İnsanlar onu katletti. Herkesin hakları var fakat onların, onların gücü var ve bugün güç demek her şey demek."
Neden onların gücü var? Çünkü bu gücü onlara siz veriyorsunuz ve sizler korkak olduğunuz müddetçe onların gücü hep olacaktır.