Alternatif Eğitim – Hayatımızın Okulsuzlaştırılması | İnceleme
Puan vermedi·266 syf.··
2026 1. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 13:40
Bu kitabı okurken sık sık kendime şu soruyu sordum: “Ben gerçekten öğreniyor muyum, yoksa sadece sistemin istediği şekilde mi ilerliyorum?” Ivan Illich, bu eserinde eğitimi kutsallaştırılmış bir yapı olmaktan çıkarıp masaya yatırıyor. Okulu, çoğu zaman düşündüğümüz gibi “bilgi yuvası” değil; insanları belli kalıplara sokan, itaat etmeyi öğreten ve başarıyı sadece diploma ile ölçen bir sistem olarak ele alıyor. Açıkçası bazı sayfalarda “abartıyor mu?” diye düşündüm. Ama ilerledikçe, anlattıklarının günlük hayatımla ne kadar örtüştüğünü fark ettim. Bugün kaçımız bir konuyu gerçekten merak ettiğimiz için öğreniyoruz? Kaçımız sadece sınavı geçmek, belge almak, “geri kalmamak” için çalışıyoruz? Illich tam da buraya parmak basıyor. Ona göre okul, öğrenmeyi doğal bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp zorunlu bir yarışa dönüştürüyor. Yazarın “okulsuz toplum” fikri ilk başta bana çok ütopik geldi. Herkes kendi kendine mi öğrenecek? Düzen nasıl sağlanacak? Bu noktada Illich’in bazı önerilerinin gerçek hayatta uygulanmasının zor olduğunu düşünüyorum. Kitap, sistemi eleştirirken alternatifleri bazen yeterince somutlaştıramıyor. Bu da eserin en zayıf yönlerinden biri. Buna rağmen kitap, insanın zihninde ciddi bir rahatsızlık oluşturuyor. Rahatsızlık diyorum çünkü okuduktan sonra mevcut eğitim sistemine eskisi gibi bakamıyorsunuz. Diplomanın bilgiden daha değerli olması, öğretmenin merkezde olduğu tek yönlü anlatım, ezbere dayalı başarı anlayışı… Hepsi gözünüzün önünde daha net görünmeye başlıyor. Bence bu kitap “haklı mı, haksız mı?” tartışmasından çok, “düşündürme” gücüyle değerli. Her görüşüne katılmasam da, bana sorgulamayı öğretti. Eğitim dediğimiz şeyin sadece dört duvar arasında olmadığını, hayatın her anının bir öğrenme alanı olabileceğini hatırlattı. Sonuç olarak Hayatımızın
1000Kitap
Alternatif EğitimMatt Hern · Kalkedon Yayıncılık · 200834 okunma
Kılıçların Fırtınası I ve II
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 01:25
Yılbaşı itibariyle Buz ve Ateşin Şarkısı serisini okumaya başladım. Okurken, önceden beri hep merak ettiğim, kitap - dizi farklarını da not alıyorum. Genellikle farklar zaman farkları ve kitaptan yer alan birçok karakterin dizide yer almaması gibi detaylar. Bu karakterlerin bazıları dizide bir veya birkaç karakter ile birleştirilerek tek karakter gibi gösterilirken (örn. Gendry ve Edric Fırtına) bazı karakterler de dizide hiç yok (örn. Güçlü Belwas). Ayrıca, şu ana kadarki kitaplarda, işleniş ve yaşananlar daha farklı olsa da yıllar önce dizide gördüğümüz sonuca ulaşıyoruz. Buna her olayı örnek verebiliriz ama örneğin Jon’un Lord Kumandan seçilmesi öncesi yaşanan olaylar yeterince anlatılmıyor. E tabii ki o bir diziydi ve sonsuz zamanları yoktu. Bunu da kabul ediyoruz. Şimdi Kılıçların Fırtınası 1 ve 2 kitaplarının diziyle farkları, bazı ince detaylar vs vs.. ——Kılıçların Fırtınası 1 ve 2 kitaplarını okumamış olanlar için spoiler uyarısı——- -Gece Nöbetçilerinin İlk İnsanların Yumruğu’nda Akgezenlerin saldırısına uğramasının hemen öncesinde bir grup Gece Nöbetçisi Lord Kumandan Mormont ve bütün yetkilileri öldürmek için planlar yapmıştı. -Jaime Lannister, Brienne’e “fahişe” diye hitap ediyor ve sürekli çirkinliğiyle dalga geçiyor. -Bu yolculuk sırasında Jaime ve Brienne’in yanlarında, Jamie’nin kuzeni Cleos Frey de var. Dizide bu kuzenini esir tutulurken öldürmüştü. -Jamie yolculuk sırasında kuzeninden saçlarını kazımasını istiyor. Çünkü Kralın Şehri’nde altın rengi saçları olan, sakalsız bir adam olarak biliniyor. Zincire vurulmuş ve pis sakallı bir halde görülmek istemiyor. Saçları olmazsa tanınmayacağını düşünüyor. -Brienne ve Jamie ağaçta asılı kız cesetlerini bulduklarında Brienne onları gömmek istiyor ama o sırada bir nehir kadırgası onları
Taht Oyunları
Kılıçların Fırtınası - Kısım 2George R. R. Martin · Epsilon Yayıncılık · 20164,620 okunma
Reklam
9/10
·266 syf.··
2019 48. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2019 11:20
Giriş'te Matt Hern bize hoş geldiniz diyerek karşılıyor. Dört ana bölümden oluşmuş. Pek çok kişinin katkıları bulunuyor ki, bu kişilerin kısa biyografileri de kitabın sonuna konulmuş. İlk üç bölümün ilgilenler için daha sürükleyici olduğunu düşünüyorum. Ancak son bölümdeki deneyimleri herkes görebilmeli. Aslında kitaptaki deneyimleri genel olarak herkesin görmesini isterdim. Üçüncü bölümde alternatif okullardan bahsediliyor. Evde eğitim, alternatif okullar, okulsuzluk (kitapta bence çok az yer etmiş) üzerinde düşünmek elzem.
Alternatif EğitimMatt Hern · Kalkedon Yayıncılık · 200834 okunma