Roman sıradan bir adam gibi duran Raif Efendi'nin Berline gittiği zaman bir resim galerisinde kürk mantolu bir hanımefendinin portresine olan aşkını anlatıyor. Tıpkı Raif Efendi'nin siyah kaplı defterinde geçen şu cümleleri gibi "Basit, hatta belki de hiç güzel olmayan bir resim bende ne müfrit intibalar bırakmış , ne geniş ümitler doğurmuştu."
Bir resme duyulan hayranlığın yıllar içinde hummalı bir hastalıktan sonra anlatılmasıdır
Okumanızı tavsiye ederim