Büşra Şahin

Büşra Şahin
@vaveylam_
Öğretmen
Üniversite
İstanbul
İstanbul
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Dünyanın merkezi neresi bilmiyorum belki ama benim dünyamın merkezi sensin. Kalbimin en güzel yerine sahipsin. Gözlerin kaybolduğum en güzel sokak, ellerin ah o ellerin..! Kaybolduğum çıkmazın en güzel balkonu. Gülünce kısılan gözlerin o balkonun en güzel kahve keyfi, saatlerce oturup kahvemi yudumlarken izleyebileceğim en güzel manzara. Gamzelerin işte beni o çıkmaza sürükleyen en önemli şey; kaybolduğum sokaktan çıkmamı engelleyen o gamzeler. İnsanın hayatında düşebileceği en en güzel çukur… Hayatımdan gideli bilmem kaçıncı gün ama sen hala benim yanımda o çıkamadığım sokakta o sokağın en güzel balkonunda kahvemi yudumlayarak seyrine daldığım halinlesin.
Duygular
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ağır Olacak Ama
Bazı şeyleri suskunlukla geçiştirmek hayatımın mottosu olmuştu ama bazen öyle bir noktaya geliyor ki insan sustuğu her şeyin üzerine yük olduğu ve bu yüklerin altında ezilmekten yorulduğunu anlıyor. Bir şeyler bana çok ağır gelmeye başladığında taşıyamayacağımı anladığımda hep kendime sığındım, kendi yalnızlığıma, sessizliğime. Çünkü etrafıma belli etseydim bu ağırlıkları onlar bunların altında ezilecek hatta yüzüme bakacak yüzleri bile olmayacaktı. Ama annemin bana bu hayatta hep söylediği bir şey vardı; “ Kızım, sana dikenle gelene sen gülle git. Gün gelecek o dikenin hesabıda sorulacak.” Ama diyemedim anneme; “ o uzattığım güllerin dikenleriyle kanattılar ellerimi.” Diye. İyi niyetim hep beni yarı yolda bıraktı. Vicdansız düşüncesiz biri olmayı da denedim sınırlarımı aşmalarına izin vermediğim zamanlar da oldu ama olmadı bende emanet gibi durdu kalpsiz biri olmak. Hep kendim olduğum sürece değerli hissedeceğime inandım. Ama çok büyük yanıldım. Kimsenin kalbini kırmamak için çok çabaladım. Kimine göre dünyanın en kötüsü de olabilirim ama bundan banane. Ben sizlerin doğrusu ile yaşamayı hazmedeli çok uzun zaman oldu bu yüzden hiç bir şeye tepki vermeyişim. Sizler bunları genişlik karaktersizlik ve hatta gevşeklik olarak adlandırmaya devam edebilirsiniz. Ama ben buna çok sakin bir sinir krizi diyorum. Belki de ilk defa bu kadar sert kelimeler kullanıyorum ama demek istediğim tek bir şey var; “ eserinizle gurur duyabilirsiniz. Çünkü beni siz delirttiniz. Yapacağım her hareket, söyleyeceğim her kelime sizi rahatsız edecek biliyorum ama artık vicdanını kış uykusuna yatırmış biri olarak karşınızdayım uzun bir süre kendisine ulaşılamayacaktır. Bugün çok güzel bir şey duydum çok naif birinden, “Kalbini sessize almak.” Evet yanlış okumadınız kalbimi süresiz olarak sessize
Duygular
KIRIK KANATLI BİR KUŞUN UMUDUYLA…
Unutamadığım tek bir kare var aklıma geldikçe hıçkırarak gizlice ağladığım. Tüm ailesini kaybettiği o karanlıktan burnu bile kanamadan çıkan o bebeğin olduğu kare… Küçücük bedeni uyku tulumunun içinde sanki ona zırh olmuş da korumuş onu. O yığıntı sanki ona kas tüyünden yatak olmuş da mışıl mışıl uyutmuş onu. Seni görene kadar çocuk memleketime ağlıyordum medeniyetler şehri olan güzel beldelerin, görmek için can attığım o şehirlerin haline ağlıyordum. Korkuyordum…. Ama seni görünce çocuk kendime ağladım ‘neden sıcacık evimde öylece oturuyorum’ diye. Yatağım diken olup battı vücuduma odam buz kesti sanki bir anda. Ne düşündüm o an biliyor musun? “ Şimdi ne olacak? Nasıl geçecek acısı? Hissedecek mi?”diye sordum kendime. İşte çocuk o günden beri bendeki acı geçmiyor belki sen bebek olduğun için hissetmeyeceksin bile ama insanlık da bende seni ve senin gibi binlerce çocuğun acısını unutamayacak… O günden beri seni kucağıma alıp sıkıca sarılmak ve ağlamak istedim belki gözyaşlarım temizler dünyanın kirini senden diye. Ben bilmediğim bir acıyı yüreğimde hissediyorum ilk defa ve kalbim çok ağrıyor be çocuk. Sen bu satırları belki hiç bir zaman okuyamayacaksın, duymayacaksın sesimi ama yinede bilmeni istedim. O enkazlar kimine umut oldu kimine de acı, kimi yetim kimi öksüz kimi ailesiz kolu kanadı kırık… ah be çocuk insan yazmaya utanır mı ben utanıyorum çünkü bu acı sadece beni ve milletimizi değil insanlığı yaşadığı için nefes aldığı için utandırıyor. Hangi cümleye başlasam siliyorum çünkü bu acının karşısında hiç bir kelimenin anlamı olmadığını biliyorum. Seni tanımış olmak sana bakınca umudun her zaman var olduğunu bir kez daha görmek yüzünde ki o masumiyet bana o kadar çok şey öğretti ki sen küçücük bedeninle hiç tanımadığın bu ablaya öyle bir ders verdin ki
YAŞAYABİLDİĞİMİZ KADAR YAŞIYORUZ
Bir hayata sahipsin, iyi ya da kötü. Yaşadığın her şey sadece sana ait. Attığın her adımda karşına çıkabilecek engellere göğüs gererek mücadele etmelisin. Birçok tecrübe edineceksin ama bunların birkaçını değil neredeyse hepsini yaşayarak görecek, doğruyu yanlışı ayırt edeceksin. Bazen yanlışı seçecek sonuçlarına katlanacaksın. Ama bu seni yıkmayacak. Çünkü dibe batmadan zirveye ulaşamayacaksın. Bazen de şans eseri doğruyu bulacak ve bununla gururlanacaksın. Belki bu uğurda çok kayıplar vereceksin, yalnız kalacaksın, ‘ben doğrunda da yanlışında da hep senin yanındayım.’ diyecek kimsen olmayacak. Çünkü seni güçlü sanacaklar. Bırak öyle bilsinler. Seni yolundan vazgeçiremeyecekler. Hedeflerin, başkaları için komik ve umursanmayacak kadar basit gelebilir. Hatta çoğu kez sana gülecek ve başkalarına karşı sorumlulukların ile hayatını irdelemeye çalışacaklar. Düştüğün zamanlarında; sadece kendi yaşam pencereleri içinde olup bitenlerle ilgilenen ve yakınında olan kişiler onlara karşı acımasız olduğunda, senden kötüsü olmayacak. Ve sen dürüstçe haklı olarak yaptığın acımasızlığın için asla özür dilememeyi öğreneceksin. Acıyarak kırılan kalp, acıyla yoğruluyor. Aslında sen neşeyle, hevesle çıktığın yolda; sana değer veren ya da öyle sanan insanların elinde zamanla acımasız şekline bürünmeye başlayacaksın. Aynaya bakarken, bakmak ile görmek arasındaki farkı ayırt edemeyen insanlar sadece kendini hep kendini görür. Sen kırmamaya, üzmemeye dikkat edeceksin. Ama onlar en ufak hatanda kıracaklar kalemini. Sen Polyanna’yı oynayacaksın. Onlar unuttun sanacaklar. Kendini hep birilerine bir şeyleri anlatmaya çalışırken bulacaksın. Karşında seni duyacak kimsen olmayacak. Bazen deliyi oynayacaksın. Akıllı olunca kirlenen dünyaya tahammülün kalmayacak. Ama seni deliyken de rahat
Edebiyat