Babalar günün kutlu olmasın.
"Bazen sana kırgın olduğumu unutup özlüyorum."
Merhaba baba, nasılsın?
Ben mi ?
Ben senin eline hiç geçmeyecek de mektubu yazarken pansumanını yapıp, dikiş attığım yaralarımı deşmekten dolayı paramparçayım.
Bu mektubu yazmak benim için hiç kolay değil.Hatırlar mısın bir kere de doğum gününde yazmıştım sana...
Neyse seninle konuşmayalı çok uzun zaman oldu. Arada böyle yazıp yaramın içindeki irini akıtıyorum işte... Merak etme tekrar yaparım ben pansumanımı, artık kapatamam bu yarayı biliyorum . Yarası "Baba" olunca bir insanın hiç iyileşemiyormuş. Ben de alıştım ve bu şekilde yaşamayı öğrendim ne yapalım...
Ne uzun zaman oldu tam 13 sene... Dile kolay ama kalbe ömür gibi...
Şimdi ise babalar günü diye kırgınlıklarımı, hayal kırıklarımı aldım önüme senelerdir sustuklarımı, anlatamadıklarımı biraz olsun anlatıp içimi dökme derdindeyim. Şimdi belki görüşmüyoruz, konuşmuyoruz 13 senedir. Birbirine yabancı insanlar gibiyiz ama bir zamanlar baba-kızdık... Ne yaparsam yapayım o bağın izlerini söküp atamıyorum kalbimden.Bu duygusal bağı koparamamak ama onu da taşıyamamak o kadar ağır ve zor ki...Sana dair bazı şeyler hâlâ çok canlı içimde ama insan beyni o kadar tuhaf ki çoğu anıyı da acıtıyor diye sildi ve sana dair çoğu şey acıttığı için iyiler ve kötüler birlikte yok oldu... Fakat dedim ya hâlâ içimde bir yerde o kadar canlı bir şekilde varsın ki her gün canımı acıtıyor. İçimde kopan fırtınalara rağmen bazen mektupla geliyorum sana bazen bir iki dizeyle çünkü seni hayatımdan, aklımdan silmek istesem de o sen boşluğunu dolduramıyorum.
Senden özür beklemiyorum, özür de dilemeyeceğim..Hatta o kadar kırgın ve kızgınım ki aramızdaki bu kırgınlık bitsin diye tek bir adım bile atmayacağım. Ama seni affetmeye çalışıyorum senin için değil kendim