Biraz hayal kırıklığına uğrattı... DİKKAT SPOİLER VAR
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Evet...ilk defa bir inceleme yazıyorum çünkü bu kitabı okuduğumda hissettiklerimi içimde tutmak istemedim. Kitap ilk başlarda gayet iyi ilerliyordu bir sıkıntısı yoktu ama yazar Euria'yı savunuyormuş gibi cümleler vardı yani okurken öyle hissediyordum sanki Euria'nın kötü olması mükemmel birşeymiş gibi... sanki zalim olması çok havalıymış gibi. Öyle bir hissiyat aldım bilmiyorum. Bence Euria kitapta fazla yüceltildi bu kadarına gerek yoktu. Ayrıca ne olursa olsun ben hiçbir zaman Euria'ya acımayacağım çünkü kötü olmak bir seçimdir. Herkes hayatta kötü ve dehşet verici şeyler yaşıyor ama herkes kötü olmayı sevmiyor Euira bunu kendisi seçti yani başına gelen herşeyi hak ettiğini düşünüyorum hatta daha fazlasını hak ediyordu. Şimdi spoilerli kısma geçiyorum (SPOİLER) ÇOOOK fazla gereksiz yere karakter öldüğünü düşünüyorum. Tamam Lin'in ölmesi çokta mantıksız gelmedi ama mesela diğerlerinin ölümü çok gereksizdi sanki sadece öldürmek için öldürüldüler ve çok aceleye geldi. Mesela Nyx ve Valro'nün düşünecek beyinleri yok mu Euria'nın öldürücü gücünden haberdarlar nasıl olur da canları çok kolay birşeymiş gibi Lin'in önüne geçip bizden yararlan diyebilirler? Lin bile kendine o kadar güvenmedi onlar nasıl güvendi pardon? Zatne ikisi de gereksiz yere öldü. Mesela Andros'un ölümü de çok aceleye getirilmişti. Ya resmen zafer kazanıldıktan sonra Andros'un öldüğünü öğrendik ve yazar bunu çok yüzeysel bir şekilde anlatmıştı bir cümlede anlatıp bitmişti. Zaten adamı bu kitapta tanıdık en azından onun için adil bir son gerekiyordu ölüm nedeni acayip saçma adamın kalkan ve saldırı gücü var buna rağmen Drystan'ın zaman kazanması için birkaç askerle savaşırken öldü öyle mi? Kulağa çok saçma ve mantıksız geliyor. Delhin ve Rakan'ın ölümünden de sanki günlük bişeyden bahsediyormuş
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202691 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 83. kitabı
"Buna bir din savaşı dense değildi. Bir uluslar çatışması dense değildi. Neden para, petrol, falan filan hiç değildi. Bilinen tarihte bu kadar devletin bir araya gelerek böyle bir caniliği yaptığı bir olay daha yoktu. Her dinden her soydan her coğrafyadan gelen insanların, silahların tek bir amacı vardı. Bir milleti belli bir coğrafyada yaşıyor olmaları nedeniyle geçmişteki ilkelerini bütün düşmanlara karşı korumaları nedeniyle ve belki de en önemlisi son yirmi yılda dünyadaki konumunu kendisine verilen rolü kabul etmemesi, bağımsız hareket edebilme kabiliyetini kazanmış olmasından dolayıydı. Onları millet yapmış olan ne varsa hepsi ile birlikte ortadan kaldırmak." Düzen: devletin bekası için ortaya çıkan özel yetenekli, ailesinde de geçmişte önemli görevlerde bulunmuş insanların çocuklarının küçük yaşlarda alınıp özel koşullarda eğitilip devletin ihtiyaç duyduğunda destek almasını sağlayan sistemin ismi. Sistemin işlenişini yazar hiçbir açık kalmayacak şekilde kurgulamış ki insan vay be böyle olsaydı gerçekte ne olurdu kim bilir diyor. Bu sistemin birebir kopyasını yapan başka ülkeler Düzen'i sarsmaya ve devlet için tehlikenin boyutlarını artırmaya başlar. Sistemdeki insanlar göreve çağrılır ve çıkan savaşta nasıl bir sonuç ortaya çıkacak halkı neler bekliyor derken 142 sayfa akıp gitti. Yazarın kaleminden okuma yapmayı sevdim, sade ve anlaşılır. Verilmek istenen mesaj net : "Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan her sisteme karşı bir olmak, güçlü olmak." ~ "Düzen, insanların kontrolünde oldukça kusursuz olmayacak ama mutlaka düzenin gerçek sahibi bir gün emanetini geri isteyecek. İşte o zaman gerçek düzen sağlanacak, o zamana kadar hepimiz sadece gerçeğe en yakın, bir rüyanın esirleri olacağız." @mstf_dilsiz @oceangirlbook @perseusyayinevi Reklam değil.
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202415 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Taş Kağıt Makas - Alice Feeney
Puan vermedi·312 syf.··
2026 3. kitabı
Bu kitabı bitirince içimden “Vay be, Alice Feeney yine yapmış yapacağını” demek geldi. Uzun zamandır böyle içten bir gerilim arıyordum ve tam da ihtiyacım olanı buldum. Adam ve Amelia’nın evliliklerini kurtarmak için çıktıkları o izole, karlı şapel tatili ilk bakışta klasik bir “ikinci şans” hikâyesi gibi duruyor. Ama Feeney’nin kalemi devreye girer girmez her şey tersine dönüyor. Yüz körlüğü gibi nadir ve zor bir detayı ustalıkla kullanarak karakterleri ve okuyucuyu sürekli yanıltıyor. Her bölümde bir önceki sayfada emin olduğunuz her şeyi sorguluyorsunuz. En sevdiğim yanı ise yazarın twistleri. Hiçbir şeyi zorlamadan, doğal akış içinde öyle katman katman açıyor ki, kitabın ortasına geldiğinizde “Acaba?” diye şüphelenmeye başlıyorsunuz ama sonlara kadar asıl darbeyi yiyorsunuz. Özellikle o mektuplar ve finaldeki sürprizler… Okurken hem heyecanlandım hem de “Nasıl fark etmedim?” diye hayıflandım. Feeney bu konuda gerçekten usta; sizi hem duygusal hem zihinsel olarak oyuna dahil ediyor. Kısaca, psikolojik gerilim sevenler için kaçırılmayacak bir kitap. Ne çok uzun ne de aceleye getirilmiş; tam kıvamında, akıcı ve unutulmaz. Bitirdikten sonra bir süre karakterleri düşünmeden edemedim. Kesinlikle tavsiye ediyorum! (5/5)
Duygu ve Düşünce
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,6bin okunma
8/10
·368 syf.··
2026 31. kitabı
Okurken sizi şaşırtan , düşündüren kitapları seven arkadaşlarım sizin için bir kitapla geldim . Uzun uzun düşündüğüm olay örgüsünü anlamaya çalıştığım , anlayınca da vay be dediğim bir kitapla sizleri tanıştırayım. Jason Dessen bir okulda öğretmenlik yapmaya başlayan bir bilim adamı. Sevdiği kadınla karşılaşıp üstüne bir de bu kadın hamile kalınca bir seçim yapıp kariyerini bir kenara bırakıyor ve aile hayatına öncelik veriyor. Hem eşinin hem kendinin aklında tabi bir yerde kariyer peşinde koşsam nasıl olurdu hayatım düşüncesi var. Ve işin ilginç yanı Jason bunu çok yakında öğrenecek. Bir gece eve dönerken kaçırılıyor ve kendini bambaşka bir yerde buluyor . Herkesin onu tanımasına rağmen o kimseyi tanımıyor. Bu dünyada kendisi çok ünlü bir profesör olarak büyük bir buluşa imza atmış biri ve eşi, çocuğu ortada yok . Kendisinin bu dünyada sandıkları kişi olmadığının farkında olan Jason durumu öğrenmek için çabalıyor. Bu yolda karşısına bir sürü paralel evren çıkan Jason aslında bu evrenlerin hayatlarındaki seçimlerden sonra oluşan olasılıkları içeren evrenler olduğunu farkediyor . Bu andan sonra artık tek yapmak istediği kendi bulduğu buluşu kullanarak gerçek hayatının olduğu paralel evreni bulmak .
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018440 okunma
Puan vermedi
Açık konuşacağım; çok sevdiğim, yakından tanıdığım bir kadının elinden böyle devasa bir iş çıktığını görmek beni kelimenin tam anlamıyla büyüledi, altüst etti ve çok fazla heyecanlandırdı! Resmen keyiften dört köşe oldum, okurken bir ara kalkıp biraz koşasım falan geldi! Biz Burcu’yla beraber güleriz, konuşuruz, fikir alışverişinde bulunuruz. O yüzden de ben kitabı elime alırken bizim Burcu’yu okuyacağımı sanıyordum; meğer karşımda yılların edebiyatçısı, demlenmiş bir usta yazar varmış da haberim yokmuş. Burcu’cum, bu nasıl bir emek, nasıl bir şahane delilik? Kitap boyunca beni bir oraya fırlattı bir buraya. Tam bir öyküde ince bir ironi yakalayıp gülerken, çat diye bir sonraki sayfada tokat yemiş gibi kalakaldım. (Hele o bir tatlı isimli öykü var ya... İsim vermiyorum spoiler olmasın ama o çok komik başlayıp insanı paramparça eden o son beni mahvetti... ) Okurken beni asıl vuran yerlerden biri de o muazzam gözlem yeteneği oldu. Halkın o en saf, en bizden halini öyle bir yakalamış ki... Karakterlerin konuşma metinleri, o diyaloglar gerçekten harikaydı. Hani o mahallemizin, ailemizin içindeki samimi sesler var ya; onları yapaylığa hiç kaçmadan, o kadar doğal ve usta işi aktarmış ki diyalogları okurken resmen muhabbet yanımda dönüyor gibi hissettim. :) Kendi de çoğunlukla öyle konuşur zaten; mesela beni arayıp ulaşamamışsa doğrudan *"Neredesin Allah'ın cezası!"* der. İşte o samimiyet aynen kitaba akmış. Sinematik betimlemelerinin başarısı zaten apayrı bir seviye ama argoyu öykülere öyle güzel, öyle dozunda yedirmiş ki... Hiç mi sırıtmaz bir kelime! Hayatın içindeki o gerçekçiliği ve sokağın ruhunu aynen hissettim, oralar tıpkı film gibiydi, çok hoştu. Kitapta en sevdiğim bir diğer konu da kadınların yaşadığı sorunlar, o görünmez mücadeleler ve toplumsal dertlerimiz
Ben Yokmuşum GibiBurcu Ünlü · Everest Yayınları · 2023197 okunma
10/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2026 73. kitabı
Noxborn - Uyanış Soluksuz okunacak, her sayfası her bölümü merak uyandıran ve sizi sürükleyecek kurgusuyla Noxborn favorim oldu. İlk kitap , seriye başlangıç klişelerinden, yavaşlığından hatta sıkıcılığından uzak o kadar tempolu ki hayran kaldım. Uyanış , Noxborn evrenine giriş yaptığım ama karakterler, olay ve ilerleyiş tarzıyla vay be dedirtti. Keşke dizisi olsa da izlesem dediğim kitaplar arasına da hızlıca giriş yaptı. Kasabadaki kolejde okuyan - şimdilik - sıradan bir arkadaş grubu içerisinde beklenmedik bir gecede gizemli bir olay sonrası dönüşüm geçiren Hektor ve içine düştükleri Noxborn evreninde tarafları, yaratıkları, avcıları , güçleri , tılsımları öğrenen bizler. Elbette bu savaşta iyiler ve kötüler var. Maviler , koruyucu olanlar ; Kırmızılar , yok edici olanlar. Öte yandan Alfa Noxbornlar ve onların hikayesi de merak uyandırıcı. Tüm bu fantastik maceranın içinde gençlerin heyecanı, hırsı, dostluğu, aşkı da var. Hem gerçeklikten uzak hem de gerçeğin ta kendisi. Peki Kış Balosu'nda iyi ve kötü Noxborn'ların , yaratıkların ve avların savaşını okumaya, kitabın sonunda da şok olup hemen devam kitabını okumak istemeye var mısınız ? Kitapları Kurtaran Kedi Uyanış Ali Murat Yılmaz
UyanışAli Murat Yılmaz · P Kitap · 202612 okunma