Nefes Nefese, ; "Baba evine dönmeyeceğim abla. Beni sırf, Müslüman olmayan bir erkeği sevdim diye hayatından çıkaran babamın evine dönmeyeceğim…”
”Rufo, beni sevdiğin, beni istediğin halde,
bir gün başka biriyle evlenmek ve onunla
sevişmek zorunda kalacaksın. Ben de öyle.” Rufo’nun yanıtı da şöyledir: ”Kaderi değiştirmek mümkün değil ki Selv”
Bu cümleler Selva ile âşık olduğu Musevi genç Rafael' in cümleleri , hikaye bu iki aşığın trajik yaşam mücadelesi gibi görünüyor olsa da İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla diğer Ulusların Genç Türkiye Cumhuriyetini saflarına alma çabaları İsmet İnönü ve bürokratlarının kurnazca politikaları sayesinde bu çabaların nasıl boşa çıkarldığı ve daha önemlisi Adolf Hitler' in büyük bir Nazi İmparatorluğu kurma çabaları sonucundan Fransada yaşayan Musevi ( yahudi kökenli) insanları kamplarda toplayarak Almanya'ya götürme girişimlerini engellemek için Genç Cumhuriyetçiler tarafından Türk kökenli Musevi kişiler ile diğerlerine Türk kimliği (pasaport) düzenleyerek Türkiye'den gönderilen tren vagonu ile Hem de Almanya üzerinden tam doksan yedi kişinin Türkiye'ye getirilmesinin başarı hikayesi anlatılıyor
Romana kısaca bahsetmek gerekirse :
Son Osmanlı paşalarından Fazıl Reşat’ın kızı Selva ile âşık olduğu Musevi genci Rafael, evlenmelerine karşı çıkan aileleri tarafından dışlanır. Rafo ve Selva, birkaç arkadaşının huzurunda evlenirler. Nikâhtan sonra Pera Paris’e hareket ederler.Selva ve Rafael’in İstanbul’da başlayan Paris ve Marsilya’da devam edecek canlı, heyecanlı hayat sahneleri başlayacaktır.Selva ve Rufo’nun Paris ve daha sonra Marsilya’ya kaçış günleri başlayacaktır. Korku, heyecan dolu bir yaşam bekleyecektir onları…
İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte, ulusların dünyaya hükmetme çabaları bütün şiddetiyle
Hiç durmadan, dinlenmeden, çılgınca çalışmak, sonra yine sökülmek kök salmaya başlanmış topraklardan ve yine gitmek. Vatansız olmanın bedeli, vatansız bir irka mensup olmanın değişmez kaderiydi bu!
"Hep İngilizlerin yüzünden," dedi Siegfried, "Churchill, yeni müttefikini, hayati telakki ettiği bölgelerden vazgeçirmeye zorlayamazmış. Halbuki ısrar etse Rusya ile Polonya arasındaki bu sınır işi çözülebilirdi."