• Kişisel olan hiçbir şey ebedi olamaz.
  • İŞSİZ Tuco geziyor , paylaştığı fotolarla gençlerin ahlakını bozmaya devam ediyor .. "Lütfen ilgili iletiyi şikayet edelim."
    KEEP "Tuco" AWAY FROM CHILDREN !!!

    Sahaf + "Pazar" Kreasyonları =)) + İş Bankası Bonusu =))

    https://resmim.net/preview/s573HH.jpg

    Franz Kafka - Dava
    Irvin D. Yalom - Nietzsche Ağladığında
    Nikolay Ostrovski - Ve Çeliğe Su Verildi
    Konstantin Simonov - Özel Yaşam Dedikleri (3kitap bir arada)
    Ernest Hemingway - Afrika'nın Yeşil Tepeleri
    Aziz Nesin (BABA) - İnsanlar Uyanıyor , Yüz Liraya Bir Deli, Suçlanan Ve Aklanan Yazılar
    William Golding - Sineklerin Tanrısı
    Michel Tournier - Kızılağaçlar Kralı
    Ergun Candan - Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber
    Tolstoy - Anna Karenina
    E. Von Salamon - Soruşturma

    BONUS : İş Bankası Yayınları .. %40 indirimle alındı .. Parası henüz verilmedi =))

    http://fs1.directupload.net/.../181027/ummzsale.jpg
  • İnsanın en paha biçilmez varlığı hayatıdır. Hayat bir kez verilir insana ve bu hayatı öyle yaşamalı ki, hiçbir amacı, anlamı olmadan yaşanan yıllar için insan utanç duymasın, miskin, pis pis heveslerle geçen günler için insanın yüzü kızarmasın ve hiç değilse ölürken kendi kendine diyebilsin ki; "Ben ömrümü, bütün gücümü dünyada en mükemmel olan şeye, insanlığın özgürlüğe kavuşması için mücadeleye adayarak yaşadım."
    Nikolay Ostrovski
    Sayfa 328 - Ceylan yayınları
  • Ve çeliğe su verildi

    Sosyalizme, devrime gönül veren herkesin başucu kitaplarından biridir, Ve Çeliğe Su Verildi.
    Nikolay ostorvski nin yatattığı pavel korçağin karakteri nasıl unutulur…1917 inin ışığın da 2018 yılın da onu anımsamak umudu anımasamaktır.
    En beğendiğiniz ve etkisinde kaldığınız ilk beş kitap diye sorsanız bir numaram her daim, ve çeliğe su verildi olacaktır.

    Ostrovski’nin, çarlık dönemindeki çok büyük zorluklarla dolu yaşamını yansıttığı Ve Çeliğe Su Verildi romanı, sosyalist bilincin kitlelerde yerleşmesine katkı sağlar.
    Örnekmi:
    “İnsanın en paha biçilmez varlığı hayatıdır. Hayat bir kez verilir insana ve bu hayatı öyle yaşamalı ki, hiçbir amacı, anlamı olmadan yaşanan yıllar için insan utanç duymasın, miskin, pis pis heveslerle geçen günler için insanın yüzü kızarmasın ve hiç değilse ölürken kendi kendine diyebilsin ki; ‘Ben ömrümü, bütün gücümü dünyada en mükemmel şeye, insanlığın özgürlüğe kavuşması için mücadeleye adayarak yaşadım.’ Tarihte de, ölürken ancak bu ifadeyi kullanabilme şansını yakalayanlar gerçekten yaşamışlardır. Bunu bilmek, bunun bilincinde olmak ve verdiği mutluluğu yaşamak biz devrimcilere her türlü zorluğa karşı direnme gücü vermiyor mu? Yaşamı uğruna ölecek kadar seviyoruz biz.”
    Nikolay Ostrovski, 1935'te, ünlü sovyet gazeteci Mihayil Koltsov'un kaleme aldığı "Cesaret" başlıklı makale Pravda'da yayınladığında, milyonlarca insan Ostrovski'nin iyileşmez hastalığını ve partiye sarsılmaz bağlılığını öğrendi.
    Pavel Korçagin okurların (belki de sadece benim gözüm de,bu konu da ön yargılı olmak istemem ama sosyalistlerin sanırım aynı düşündüğünü umarak),gözünde, devrimci azmin, fedakarlığın, zor koşullara dayanıklılığın simgesi, bir kahraman, özgürlük savaşında ruhu alabildiğine yücelen bir büyük insandır.
    Lenin nişanı alan bu kitap dünya klasiklerinde hak eden yerini almıştır ve ülkemiz de sayısız yayınevi tarafından defalarca basılmıştır.

    1956 yılında kitaptan yola çıkılarak pavel korçagin adlı bir de film çekilmiştir.
    Yazarın dili o kadar etkileyicidir ki,misal, karşıdan gelen atlı bolşevikleri betimlediğinde onları görüyorsunuz orda yaşananları emekçilerin çektiği sıkıntıları eksi derecelerde çalışan demiryolu işçilerini hepsini yanınızda hissediyorsunuz.Klasik bir cümle ile Nikolay Ostrovski bir yazar değil bir savaşçı ve devrimcidir. Devrimcidir çünkü ostrovski 32 yıllık yaşamında ,12 yaşında bir işçi, 15 yaşında Genç Komünistler Birliği üyesi bir militan. 20 yaşında parti üyesi, cepheden cepheye koşan bir savaşçıdır.
    Güçlü vurgularını kitabın her satırın da yaşamın,mücadelenin tüm yoğunluğunu,acısını her sayfa da okuyorsunuz.yazarın karakteri ,roman kahramanına oradan okura yansıyor ve tekrar örnek verecek olursak eğer.
    darağacının yanına gelince, Varşova marşını okumağa koyuldu Valya. Ben böyle bir ses daha işitmedim ömrümde. Ancak ölüme adanmış ve bunu bilen birisi söyleyebilir bu türküyü bunca tutkuyla... Yoldaşları da başladılar söylemeğe ardından. Kuduz köpekler gibi saldırdı jandarmalar üzerine, kırbaçlamağa koyuldular ama kar etmedi. Dayağı hissetmiyor gibiydiler! Ve bir an geldi devrilip kaldılar darbelerin altında. Darağacına birer çuval gibi sürüklediler onları, soluk soluğa okudular kararı ve soluk soluğa geçirdiler yağlı ilmiği boyunlarına.
    Sayfa:148
    Benim nadir iki kere okuduğum romanlardan olup,ders çıkarılması ve yol göstericiliği açısından örnek teşkil edecek konuları işlemesinden ötürü kitapseverlere hararetle tavsiye ediyorum.
    Moskovada bulunduğum süreçte ostrovski müzesini gezdim,sevenleri ile görüştüm.pavel ve nikolay ismi hala yan yana anılıyor ve yad ediliyor.yeni paveller ve nikolaylar beklentisi çok yüksek düzeyde idi.
    Türkçeye ilk olarak 1967 yılında basılan bu kitap,işçiciliğin ,sınıf bilincinin ezlzem olduğunu ve mücadeleyi kaybedersek ve bırakırsak eğer sızlanmamız gerektiğini yalın bir dille anlatıyor.
    Müzeden laf açmışken yazarın el yazısı ile oluşmuş karalamalar,eşyaları,cephe ile ilgili mataryeller var,çok zengin içerikli olmasa da ,yaşanmışlıkları gözlemlemek bambaşka bir deneyim.ayrıca altı çizilecek çok cümle içerir okunmalıdır .
    1990 lı yıllar da stalinist,,troçkist muhabetlerine epey konu olmuş bu kitap yazıldığı günden beri kendisinden söz ettirmeyi başarıyor. Misafir olduğum,ziyarete gittim evler de,kitaplığın da ve çeliğe su verildi yi görünce mutluluk o ve o ev halkına acayip sempati duyuyorum.
    Hala okumamış olanınız var ise, ohal de okunacaklar listesinin baş sırasına yazın derim..

    İyi okumalar..dostlukla dirençle kalın…
    Gürbüz Deniz
  • En değerleri şeyini, mücadele gücünü yitirdikten sonra, yaşamanın ne anlamı kalıyordu?
  • ...Bu güçlükleri yenmeye çalıştın mı bakalım? Demir çemberden kurtulmak için her çareye başvurdun mu?
  • Yaşamak için acele etmeli. Durup dururken yapışan bir hastalık ya da feci bir raslantı hayata her an son verebilir.