Ruh ve hakikatinden uzaklaştırılmış, Batı hesabına şifa, Doğu için ise zehir haline getirilmiş hürriyet ve demokrasi telkiniyle bu milleti, iç ve dış türlü ajanları, tam bir felâkete sürüklediler ve ona bütün inzibat, istihsal ve ibdâ gücünü kaybettirdiler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bize düşen ilk iş, makineyi yapan makineyi ezbere yapmak değil, bütün mes'ut ve bedbaht macerasiyle çizgi çizgi ve nokta nokta Batıyı tanımak, onun makineyi ve her şeyi nasıl yaptığını ve sonra eserine nasıl mahkûm olduğunu bilmek, bugün içinde çırpındığı ruh buhranını anlamak ve mahrum olduğu iman müeyyidesine sahip ve ilâcına malik olarak (teknoloji) ve makineye kucak açmaktır.
İlâhî nur yoksunu cüce şair Tevfik Fikret'in, insanı anlatırken:
"Putunu kendi yapar, kendi tapar"
Dediği şey, gerçekte makineden başka bir şey olamaz. Fakat o nasipsiz, bunu, Allah için söylemektedir.