Burak

Burak
@vecdebi
Hatta kitaplar şöyle bir hikâye naklederler: "İmam A'zam -rahimehullah- sokakta giderken bir kocakarı, arkadaşına Hazreti göstererek: 'İşte dünyanın imamı budur. Bu zat yatsının abdestiyle sabah namazını kılar' demiş. Hazret-i İmam bunu işitince utancından yerlere dalmış. Çünkü o zamanlar henüz buna devam etmiyormuş. Kendi kendine düşünmüş, 'Hakkımızda millet neler söylüyor, biz nerelerdeyiz!' demiş ve o günden sonra yaşadığı müddetçe (yâni kırk sene) sabah namazını yatsının abdesti ile kılmış..."
Sayfa 138·Kitabı okudu
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şeyh Muhammed Abduh, maddî mucizelere inanmadığı için Fil sûresinde zikri geçen kuşları sivrisinek, attıkları taşları da mikrop diye tefsir etmiştir ki, ona gelinceye kadar böyle bir tefsir yapan görülmemiştir.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Din
Şeyh Abduh, kelâm ilminde bahis mevzuu olan teselsülün butlânı meselesine muhaliftir ve bu onun en büyük hatalarından biri sayılmaktadır. Çünkü illetlerin teselsülü batıl olmazsa, Allah'ın varlığını ispat edecek bir delil kalmaz. Hâlbuki teselsülün batıl olduğuna Kant'tan maada bütün gelmiş geçmiş feylezoflar ve kelâm uleması ittifak etmişlerdir.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Din
"Biz ne müftü ne hatib istemişiz Avrupa'dan, Ne de ukbâda şefaat dileriz rimpapadan!"
Sayfa 64·Kitabı okudu
Din
Benim en gücüme giden cihet şudur: Garptan yeni bir moda geldi mi, Şarkın din âlimi hemen kitaba sarılıyor. Acaba İslâmiyet'te bu caiz değil miymiş diye araştırıyor. Hele az çok yakışır bir taraf bulursa seyredin velveleyi!.. Efendim bu zaten İslâmiyet'te varmış da şimdiye kadar nedense söylenmemiş... Bu zavallı düşünmüyor mu ki, Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- "Her kim bir kavme benzerse o da onlardandır" buyurmuştur. Ulema bu hadisi şerh ederken, bir kimse inanç, âdet ve giyimde kasten bir millete benzerse dinden çıkar demişlerdir. Şu hâlde boş yere imanı tehlikeye atmanın bir manası var mıdır? Hadis-i Şerifte beyan edilen hususlardan başka yerlerde onlarla temas, alışveriş vesaire caizdir. Avrupadan gelen nesne, fenne, tekniğe dair bir şeyse alınır. Zaten Avrupa da müspet ulûm matematik, fen vesaire eserlerini Müslümanlardan almıştır. Bizde biraz onur olsa alacağımızı onlardan değil, eslâfın bıraktığı kütüphaneler dolusu eserlerden alırız. İslâm eserleri Şarkın değil, Garbın bile kütüphanelerini doldurmağa yetmiş, artmıştır.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Din