Burak

Burak
@vecdebi

Burak

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
6 günde okudu
·
2022 38. kitabı
Salih Mirzabeyoğlu
9.2/10 · 90 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir garip lâf ederler: "Dünyaya bir kere geldik!.." Yani, vur patlasın, çal oynasın!.. Anlamazlar ki, mesele de burda: İkinci defa gelip de, telâfi etmek mümkün değil!..
Sayfa 219·Kitabı okudu
Düşünce
Ölüm, heyecanlarımızın bittiği yerde başlar!.. Bu yüzdendir ki, sırf hazza yönelik hayat tarzı, kişilerde ve toplumda ihtiyarlık alâmetidir...
Sayfa 216·Kitabı okudu
Düşünce
İnsana sırf varolması sebebiyle bir soru sorulmuş olduğunu söyledim. Ancak bu soru, kendi içinde tutarsız... Çünkü burada, hem tabiatın içinde kalmak hem de kendinin farkında olan hayat olarak, tabiatın üstüne çıkmak gibi bir durum var. Kendisine sorulan bu soruya kulak veren, bu soruyu her şeyden daha önemli bir şey olarak üstlenen ve bu soruya yalnız düşüncesiyle değil, varlığının bütünlüğüyle bir cevap bulmaya çalışan kimse inançlı bir kimsedir: -"Böyle cevaplar arayan, öğreten ve aktaran bütün sistemlere de DİN denebilir... Öbür yandan, varoluş meselesine kulaklarını tıkayan her insan ve her kültür, dine karşıdır. Varoluş meselesine kulaklarını tıkayanlara, 20. yüzyılda yaşayan bizlerden daha güzel bir örnek gösterilebilir mi? Şu malı, bu malı edinme, üne kavuşma, söz geçirip istediğini yaptırabilen bir kimse olma, üretim, eğlence ve en son olarak da varolduğumuzu unutmaya çalışmakla, bu sorudan kaçmaya çabalıyoruz. Ne kadar çok Tanrıyı düşünürse düşünsün, ne kadar çok ibadet yerlerine giderse gitsin, istediği kadar dini naslara inanmış olsun, eğer o kimse varlığının bütünlüğüyle varoluş meselesine sağırsa, eğer o soruya verecek bir cevabı yoksa, kendi ürettiği milyonlarca eşyadan biri gibi yaşayıp, ölüyor; zamanını dolduruyor demektir."
Sayfa 167·Kitabı okudu
Din
Pek çok kimse, OLUMSUZ BİR ŞEYİN YIKILMASI VEYA KALDIRILMASIYLA, OLUMLU BİR ŞEYİN KENDİLİĞİNDEN ORTAYA ÇIKACAĞINI sanır... Oysa, bu doğru değildir. Bir şey yıkılacaksa, onun yerine yepyeni ve depdeğişik birşey getirmek gerekir... İçtimaî müesseselerimizin pek çoğu, mânâlarını yitirdiler; halka söyleyebilecekleri hiçbir şey kalmadı, canlılıkları kalmadı. Ancak insanlar üzerinde hâlâ arkaik bir etkileri olduğundan ayakta kalabiliyorlar... Bu müeesseseleri ortadan kaldırmaya, sahip oldukları güce "el koymaya" kalkmak, bir ölünün elindeki gücü devralmaktan farksızdır.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Düşünce